FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği Sergisi
33 İstanbul

Fotogen Fotoğraf Sanatı Derneğinin, İstanbul’un 33 ayrı yönünü, 33 ayrı fotoğrafçı gözünden yorumladığı

33 İSTANBUL sergisi, 2 Mayıs’ta İBB Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi (Maksem)’de açılıyor.

2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında açtığı “İSTANBUL’A ARMAĞAN: TARİHİ YARIMADA” sergisinden sonra İstanbul üzerine çalışmaya devam eden FOTOGEN, şehrimizin kültürel zenginliğini, çeşitliliğini, çok boyutluluğunu ortaya koymak amacıyla 33 fotoğraf sanatçısı üyesi ile, İstanbul’un semtlerini, doğasını, tarihi yapılarını, geleneksel ve modern yüzünü, kültürel etkinliklerini, konserlerini, müzelerini, trenlerini, insanlarını, barındırdığı zıtlıkları, 2 yıl boyunca fotoğrafladı ve ortaya kapsamlı bir görsel İstanbul panoraması çıktı.

İstanbul’u, bir serginin içinde 33 ayrı sergi ile anlatan bu benzersiz çalışma, 2 – 20 Mayıs 2013 tarihleri arasında Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde izlenebilir.

Adres:

İstiklal Caddesi No:2

Taksim, İstanbul

33 Istanbul Davetiye

Gönderen: istanbulft | 25/03/2013

Haber / Yarışma


Sudaki İzler Fotoğraf Yarışması

Posted: 23 Mar 2013 11:32 AM PDT

“Wilo 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nı düzenliyor. Wilo, yarışma ile içme suyu kaynaklarının azalması, suyun temiz ve verimli kullanılması gibi konulara dikkat çekmeyi ve bireylerin bilinçlendirilmesini hedefliyor. Hayatın kaynağı olan suyun paha biçilmez değeri fotoğraflarla belgeleniyor.
Bu sene 2. kez gerçekleştirilen yarışma, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) onayı ve İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği’nin (İFSAK) desteğiyle düzenleniyor. “Su, Dünyanın Her Karesinde” genel başlığı altında yapılan yarışmanın bu sene ki alt konu başlığı ise “Sudaki İzler” olarak belirlendi.

Yarışmaya, amatör ve profesyonel tüm fotoğrafçılar katılabilir. Katılımın ücretsiz olarak gerçekleşeceği yarışmada son başvuru tarihi ise 14 Ekim olarak belirlendi.
Yarışmanın Seçici Kurulu’nda; Sualtı Fotoğraf Sanatçısı Alptekin Baloğlu, Fotoğraf Sanatçısı İbrahim Zaman, Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar, İfsak Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Turaç (EFIAP) ve Wilo Pompa Sistemleri A.Ş.’den Melis Akçin yer alıyor.
“Sudaki İzler” konulu yarışma sonucunda 1. olan esere 3 bin TL., 2. esere 2 bin TL., 3. esere ise bin TL. ödül verilecek. Wilo – Sudaki İzler Özel Ödülü ise bin TL. olarak belirlendi. Ayrıca yarışmada başarılı olan diğer eserler, mansiyon ve sergileme ödülleri alacak.
Yarışmanın sonuçları, 21 Eylül’de gerçekleşecek Seçici Kurul toplantısı ile belirlenecek. Toplantının ardından sonuçlar 23 Ekim’de duyurulacak.
Kaynak: www.ajanda.tv

Gönderen: istanbulft | 18/03/2013

İyi Fotoğraf Nasıl Olmalı ?


Ömer Demirbilek

İyi bir fotoğrafta bulunması gereken üç önemli öğe vardır.

• Fotoğrafın güçlü bir anlatımı olmalıdır.
• Fotoğraf, yaşamın ışığa duyarlı medya üzerindeki yansımasıdır. Bu nedenle yaşam gibi üç boyutluluk,  anlatımda vurgulama – net ve net olmayan alanlar yoluyla – olmalıdır.
• Fotoğraf seyredenlerde estetik çekicilik ve seyredilme arzusu uyandırmalıdır.



W.Eugene Smith – Walking into paradise

Sırasıyla bu üç öğeyi inceleyelim.

Fotoğraf basitçe yaşamın ışığa duyarlı elemanlar üzerine tesbiti ile yapılan bir anlatım biçimidir…

İyi bir fotoğrafın üç önemli öğesinden birincisi ve en önemlisi: “fotoğrafın ne anlattığıdır”.

Fotoğrafın anlamlı bir faaliyet olması için çekim süreci hedef odaklı olmalıdır. Yani fotoğrafın anlattığı bir şey olmalıdır. Aksi halde gevezelikten, boş ve amaçsız faaliyet olmaktan öteye geçemez.

Fotoğrafçı; fotoğrafında yaşama dair, daha çok da insan yaşamına dair şeyleri genellikle doğrudan, bazen de imgeleme yoluyla anlatır. İnsanı insan yapan şeylere seslenir, yani duygularımıza hitap eder.  Değerlerimize inançlarımıza gönderme yapar.

İnanılır ki; bir fotoğraf, sadece duygularımıza gönderme yapmayıp bununla birlikte ne kadar çok duygu paylaşımı sağlıyorsa (ve eyleme yöneltiyorsa) o kadar etkilidir. O nedenle iyi ve etkili bir anlatım için fotoğraf bizi içine almalıdır.

Bazı duygularımız diğerlerinden daha çok etkilidir.  Adalet, coşku, heyecan, öfke, isyan, muhalefet, cinsellik gibi.  Bu duyguları esas alan fotoğraflar genellikle daha güçlü anlatıma sahip olurlar.

Burada güçlü anlatımı olan birkaç fotoğraf ustasından bahsetmek gerekir:

Büyük usta W. Eugene Smith’in “Tomiko in Bath“ isimli yapıtı, iyi fotoğrafın nasıl olması gerektiğinin tam örneğidir.



W. E. Smith – Tomiko in Bath

Robert Capa, çok çok güçlü anlatımı olan fotoğrafları ile dikkati çeken başka bir ustadır.



Robert Capa – D day

Fotoğrafta anlatımın ne denli önemli olduğunu göstermesi açısından, tüm arkadaşlara önereceğim bir eser “Amerikan Photographers of the Depression“ isimli kitapçıktır.  Anlatım öğesi güçlü fotoğrafların, sadece günlük hayatın (o acı, hüzün, neşe, tasa, üzüntü, mutluluk, açlık, tokluk, çaresizlik dolu, çoğu kez gücümüzün yetmediğini  gördüğümüz sıradan hayatın) içinden çekileceğini gösteren inanılmaz güzel bir eserdir. Özellikle Dorothea Lange’ın Migrant Mother ve diğer fotoğrafları tüylerimizi diken diken eder.



Dorothea Lange – Migrant Mother

Medyanın sınırlı oluşu,  mesajın güçlülüğü için hedefe yönelik şekilde, doğru yerde, doğru anda çalışmayı, yaşamın  şiirini görme becerisini ve araçları ustaca kullanarak sabitlemeyi gerektirir.

Fotoğrafçı, günlük yaşamın içinde her gün görünmez kalemle yazılıp kaybolup giden en güzel şiirleri bulur ve kadraja hapseder. Bizim için ve diğer tüm insanlar için. Görsünler, değerlendirsinler, tartışsınlar, ne yapılacağına karar versinler ve yapsınlar diyerek. Fotoğrafçı bu günü yarın için belgeler. Eleştirel yaklaşır ama yargılamaz.  Asla asla hiç bir şekilde taraf olmaz.



Chris Steele-Perkins – Uganda 1980

Ama en güzel şiirler kısa sözcüklerle yazılanlar değil midir?

Brecht   Yağmur yağmaz yukarı,
Gerisin geri
Artık acımasa da yara
Acır onun
Kalan yeri

Y. Kemal  Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
Beni denizler ortasında yelkensiz bıraktın
Öylesine yıktın ki hayallerimi
Beni sensiz
Beni bensiz bıraktın

Aragon  Ölmek kolaydır sevmekten
Bundandır benim yaşamaya katlandığım

Nazım  Yaşamak bir ağaç gibi yalnız ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine

Mehmet Akif   Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üzerinde tüten en son ocak.

Nike   Never Give Up. Just Do It

Galiba biz fotoğrafçılar şairlere göre biraz daha şanslıyız.

Yüzü karakterini yansıtabilenler (yüzü kırışmış yaşlılar), enerji dolu gençler ve saflığı simgeleyen çocuklar genellikle çok iyi anlatım gücü olan objelerdir.

Yoğun duygu yaşanan her yer, anlatımı güçlü fotoğrafların çekilebileceği yerlerdir. Hastahaneler, semt pazarları, otobüs garajları, vapur iskeleleri, tren garları, perşembe pazarı gibi iş merkezleri, stadyumlar, okulların mezuniyet törenleri, her tür toplumsal, dinsel veya etnik ritüeller, Kumkapı ve Çiçek pasajı  gibi eğlence merkezleri, otobüsler veya otobüs durakları kolayca sıralanabilecek olan yerlerdir.

2. Öğe: “Fotoğraf üç boyutlu olmalıdır”

Fotoğraf yaşamın medya üzerinde yansımasıdır. O halde, o da yaşam gibi üç boyutlu ve anlatımında net ve net olmayan alanlar kullanılarak vurgulama yapılmış olmalıdır. Fotoğrafı resim çalışmalarından ayırt eden özellik yaşamla olan direk bağıdır.



W.E. Smith – French Africa

Yaşamın üç boyutlu oluşu bir gerçektir de, biz aslında iki boyutlu görürüz. Her gözümüzün gördüğü iki boyutlu görüntüler beyin tarafından birleştirilerek üç boyutlu hale getirilir.

Bir diğer önemli konu ise, sadece baktığımız unsurları net ve kesin olarak görürürüz. Diğer tüm unsurlar net değildir. Net olarak gördüğümüz şeyler baktığımız elemanlardır. Görüş alanımızdaki diğer tüm unsurlar dereceli bir şekilde flu olarak görülür ve algılanır. Bu net olarak gördüğümüz unsurlar bizim için önemli – görüş açımızdaki ana eleman – olanlardır.

Fotoğrafın üç boyutluluğu sayesinde:

Fotoğrafta net olan unsur veya unsurlar anlatımın ana elemanlarıdır.  Bu elemanlarla – bu elemanların birbirleriyle olan ilişkileriyle – veya göreceli olarak flu olan diğer unsurlarla olan ilişkileriyle fotoğrafın anlatımını oluştururuz.

Önemli olan elemanın fotoğraf üzerinde net olması, diğer unsurların göreceli olarak artan şekilde daha az net olması sayesinde fotoğraflarımız kolay, çarpıcı ve etkileyici bir hava kazanırlar.

Göreceli değişken netlik konseptine  müzik eserlerinde de rastlarız. Solist – insan veya enstrüman – sesi daha duyulur şekilde müziği icra eder. Böylece algılama çok daha kolay olur.

Fotoğrafta ise üç boyutluluk için iki araç (dijital fotoğrafla beraber üç adet) kullanırız. Bir tanesi kullanımı oldukça kolay diğeri ise tümüyle usta işidir.

Birinci yöntem alan derinliğidir. Çekilen fotoğrafın çok net olan ana objesinin önünde ve arkasında net  olmayan bölgelerin varlığı üç boyutluluk yaratır.

Göz net olan ve net olmayan objeler arasında hemen net olanı algılar. Objenin önünde ve arkasında net olmayan alanın oluşu beyinde üç boyutluluğun yaratılışına benzer bir sonuç yaratır. Ve biz fotoğrafı içine girdiğimiz üç boyutlu bir medya olarak algılarız.



Chris Steele Parkins – Doctor and the woman

Büyük usta W.E. Smith in bir baş yapıtını daha vermek isterim.


W. E. Smith – Made in Japan

Alan derinliği, kullandığımız lens ve o lense ait diyafram açıklığı parametreleri ile kontrol edilir. Burada yanlış anlaşılmaması için bir kez daha vurgulamak isterim ki; hedeflediğimiz şey DAHA AZ ALAN DERİNLİĞİDİR, daha çok değil. Alan derinliği; lensin odak uzaklığının büyümesi ve o lense ait diyafram açıklığının  büyümesi ile ters orantılıdır. Odak uzaklığı küçüldükçe ve diyafram açıklığı azaldıkça alan derinliği artar.

Bunu örneklersek;  f=135 mm odak uzaklıklı bir lensin F:2 diyaframı ayni lensin F=2.8 veya F=4 diyaframından daha az alan derinliğine sahiptir. F=50 mm odak uzaklıklı bir lensin F=2 diyaframı 135 mm bir lensin F=2.8 diyaframından daha fazla bir alan derinliğine sahiptir. Önemli bir noktaya dikkati çekme isterim. Diyaframın rakam olarak büyümesi diyaframın küçülmesi anlamına gelir ve alan derinliğini arttırır.

Genelikle dijital kameraların kullandığı lenslerin odak uzaklıkları o kadar küçüktür ki, genellikle alan derinliği F=2.8 diyaframla bile sonsuzdur.

İkinci aracımız ışıktır.


Josef Koudelka – Gypsies

Bizatihi fotoğrafı oluşturan şey ışıktır. Işık gökteki konumu, geliş açısı ve günün zamanına bağlı olarak, cisimlerin sert, yumuşak, uzun, kısa, az veya çok gölgelerinin oluşmasına neden olur. Renklerin doygunluğuna veya solukluğuna neden olur.

Işık kesinlikle fotoğrafın öğrenilmesi en zor en usta işi öğesidir. Meraklılarına, Collins Phography Workshop serisinden M. Freeman tarafından yazılmış “Light” isimli kitabı salık veririm. Burada bir diğer büyük usta Ansel Adams’ı anmadan geçmemek lazım.



Ansel Adams – Teneya Creek

Işığı ve alan derinliğini ustalıkla kullanan iki ustanın iki eseri…



Josef Koudelka – Gypsies

Rene Burri – 77 Strange Sensation

Dürüstçe söylemem gerekirse; fotoğrafın diğer elemanlarına göre ışık, çok daha az çile çektiğim bir konu ama ustalarımdan aklımda kalan tavsiyeleri sıralayabilirim.

Fotoğrafta üç boyutluluğu yaratmak için, genellikle günün çok erken veya akşama yakın saatleri tercih edilmeli. Bu saatlerde, güneş ışığının objenizin üzerine 15 – 30 derece dikey eğimli şekilde ve de yatayda mutlaka size göre 15 – 30 derece açı ile gelmesine dikkat edin. Mutlaka ama mutlaka aydınlanma seviyesi aralığını kontrol edin.


Rene Burri



Rene Burri

Rene Burri


Yazılımla alan derinliğinin kontrolü:

Dijital fotoğrafların işlenmesinde kullanılan tüm yazılımlarla, fotoğraf üzerindeki bir bölüm flu yapılabilir, blur özelliği arttırılabilir. Ustaca yapıldığı taktirde oldukça da faydalı bir yöntem olarak kabul edilmelidir. Nasıl yapıldığını öğrenmek için, kullandığınız yazılımın adını ve “blur” sözcüğünü girerek google’da aratın. Bu konuda pek çok başarılı pdf veya video bulabilirsiniz.

Yazılım kullanılarak genellikle arka plan üzerinde fotoğrafın bir kopyası yaratılır. Bu kopya görüntü “gaussian blur” filtresi ile flu yapılır. Bu kopya üzerinde bir mask yaratılarak ana elemanların net olarak kalması sağlanır.   Blending modu ve opasite değiştirilerek esas görüntünün ve kopyanın düzgün ve doğru şekilde iç içe geçmesi sağlanır. İyi bir bokeh (out of focus) etkisi yaratabilmek için bazen birkaç tane kopya ve mask kullanmak daha doğru bir yöntemdir. Aşağıda kendi fotoğraflarımdan bir tanesinin orijinal ve yazılım ile out of focus (bokeh) uygulaması yapılmış iki halini veriyorum. İlki orijinal fotoğraf, ikincisi yazılımla bokeh uygulanmış olanıdır.



Fotoğraf seyredenlerde estetik, çekicilik ve seyretme arzusu uyandırmalıdır.

Çalışmalarımda ustaların doğru pozlama, doğru enstantane, berraklık, çözünürlük, keskinlik ve kompozisyona (ve çoğu kez bunun parçaları olarak gördükleri leke ve renk dengesine) sırası ile önem verdiklerini gördüm. Fotoğraf mutlaka çok doğru şekilde pozlanmış olmalıdır. Doğru pozlanmamış bir fotoğrafta aşağıdakilerden hiç biri elde edilemez.

Fotoğrafta estetik hoşluk için en önemli olan berraklıktır. Berraklık, fotoğraf üzerinde çok temiz bir mikro kontrast elde edilerek sağlanır. Başka bir deyişle; fotoğraf çekiminde iyi iş yapım tekniklerinin tümünün başarı ile uygulandığını ve dinamik aralığın doğru şekilde kontrol edildiğini gösterir.

İkinci önemli konu, ne kadar yüksek çözünürlük varsa o kadar iyidir. Estetik çekiciliği olan fotoğraflar, genellikle yüksek çözünürlüğü olan fotoğraflardır.

Üçüncüsü keskinliktir. Keskinlik dediğimiz şey; “contrast” değil “acutance”tır. Yani, bir renkten diğer renge geçişteki çabukluktur.



Chris Steele Parkins

Yüksek akütans değeri yüksek bir berraklıkla ve yüksek çözünürlükle birleştiğinde o fotoğraf patlar.  Lütfen Rene Burri’nin önceki sayfalardaki ve Chris Steele Parkins’in yukarıdaki  fotoğraflarına bakınız.

Bir diğer konu fotoğrafın tasarımı konusudur. Kompozisyon bu konunun alt başlığı olarak ele alınmalıdır.

Çerçeveleme, leke ve renk dengesi, harmoni, bakma konumu ve görme açısı, bunların her biri üzerinde kafa yorulması, pratik yapılması gereken konulardır. Her biri  bu yazının içine sığmayacak kadar geniştir.

Açıkçası; fotoğraf anlayışlarını paylaştığım fotoğraf okulu, fotoğrafta kompozisyon konusuna pek takılmaz. Bu konuya pratikle edinilen, üzerinde düşünmeden yapılan bir görme biçimi olarak yaklaşırlar. Ben de aşağı yukarı aynı durumdayım. Bu konuda çok fazla dertlenmiyorum. Ama aynı fotoğraf okulunun kurucularından W.E.Smith, mükemmelliyetçi yaklaşımı ile bu konunun en iyi örneklerini vermiştir.

Collins Photograph Workshop serisinden “The Image“ bu konuda kafa yormak isteyenlerin çok şeyler öğrenebileceği bir kitaptır. Bir diğeri ise Amphoto Book serisinden Bill Smith tarafından yazılan “Designing a photograph “.

İnterneti kullanarak, ünlü fotoğrafçıların sitelerini ziyaret edip eserlerini incelemek çok yararlı bir eğitimdir.

Bu yazı içinde iyi fotoğrafın elemanları üzerinde durduk. İyi fotoğrafın nasıl üretilebileceği, daha detaylı bir başka çalışmanın konusudur.

Ancak fotoğrafı gerçekten öğrenmek isteyen tüm arkadaşlara bir adet Rolleiflex T, Rolleicord, Yashica Mat124, Minoltacord gibi 6×6 film üreten, TLR kamera satın almalarını öneririm.  Bir de 6X6 basabilen stabil bir agrandizör.

Bu kameralarla doğru pozlama, mikro kontrast, yüksek çözünürlük konularını göreceli olarak çok daha kolay şekilde öğrenir ve çok daha kolay şekilde doğru negatif üretebiliriz.

Dijital fotoğraf başlığı altında söylenebilecek olan şeyler ise kısaca şöyle: Önce işlemin basitliği sayesinde inanılmaz süratli bir öğrenim sürecinden bahsedebiliriz. Ancak ustalaşmak için en az APS-C boyutunda görüntü çipi olan bir kamera kullanmakta yarar var. Günümüz fotoğrafında en önemli konu, giderek alan derinliği kontrolü haline gelmektedir.

Ne yazık ki; çipi daha küçük olan dijital kameralarda, bu çipler için üretilen lenslerin doğal olarak çok büyük alan derinliğine sahip olması nedeniyle, bu kameralarla doğal ışık altında genellikle iki boyutlu fotoğraf üretilir. APS boyutundaki SLR kameralar, analog SLR kameralara göre daha fazla alan derinliği üretirler ama bu kontrol edilebilir. Çok ideal olmasa da, dinamik aralığı kolayca kontrol etmemize imkan verdikleri için çok öğretici ve yararlı cihazdırlar.

Daha küçük çip kullanan, 1/2,7 – 1/1,8 – 2/3 büyüklüğünde dijital kameralarla doğal ışık altında, açık alanda alan derinliğinin kontrol edilebileceğini sanmıyorum. Ancak kapalı mekanlarda, doğal ışığı çeşitli şekilerde kontrol ederek ve yardımcı ışık kullanarak çok güzel fotoğraflar üretilebilir.

Bu çok heyecan verici, çok öğretici ve inanılmaz şekilde geri dönüşü olan bir eğitim oluyor. Bunu uygulayanlar fotoğraf konusunda yapacakları niteliksel sıçramaya kendileri de inanamayacaklar.

Unutmayınız… Fotoğraflarımızın çok çarpıcı bir anlatımı olmayabilir ancak, fotoğrafın üç boyutlu olması, izleyicilerde estetik hoşluk ve seyretme arzusu yaratması, tamamen disiplinli çalışmaya ve doğru, iyi iş yapım tekniklerinin uygulanmasına bağlıdır.

Alt yazı:

Fotoğrafın küçük alt yazılarla çok daha çarpıcı olması sağlanabilir. Bazen açıklayıcı alt yazı gerekebilir.

Katıldığım seminerlerden aklımda kalan bazı usta tavsiyeleri şöyle: Daima alt yazı kısa ve özlü olmalıdır. Mutlaka yazı fotoğrafın tamamlayıcısı olmalıdır, fotoğraf yazının değil.  Yazı olabildiğince duygusal olmalıdır.


Ev ödevi:
İnsanlar genellikle birkaç duyguyu birden -değişik derinliklerde olabilir- yaşar. Bazen birkaç duygu kolayca yakalanır. Bu duyguların yaşandığı yerler, güçlü anlatımı olan fotoğraflar çekmek için ideal yerlerdir. Bu tür yerler nereleridir? Cevabını bulmayı, birinci ev ödevi olarak size bırakıyorum. Bulması inanın hiç zor değildir. Yeter ki bakalım ve arayalım. Ve böylesi fotoğrafları çekmeye cesaret edelim.

Bir usta ile yapılan ropörtajda okumuştum. Görme disiplininin çok önemli olduğunu, bir sokaktan bir dia gösterisi, bir mahalleden ise bir sergi için gerekli olan fotoğrafları çekebileceğini söylüyordu. Görme disiplinini bir başka yazıda inceleyeceğiz.

Love or hate

Uygulayanlardan tiksindiğim ama %100 çalışan bir yol daha vardır. Diğer tüm anlatım biçimlerinde olduğu gibi fotoğrafta da kazanmak için herşeyi yapan insanlar vardır. Bu yolu ben “Love or hate” metodu olarak adlandırırım.

Toplumsal kırılımların güçlü olduğu bir konu ile ilgili, biraz da zorlamayla, çok kaliteli olabilen fotoğraflar çekersiniz, konu ve reyting arayan bir iki editör bulursunuz. İnsanlar sizi ve fotoğrafınızı konuşur. Toplumu iki parçaya bölmüşsünüzdür ama ne gam. Siz ve şöyle böyle olan fotoğraflarınız ünlü olduktan sonra. Oliver Toscani bu yöntemin ilk ciddi uygulayıcısı diye bilinir. Benetton reklamları bir zamanlar bu konseptle hazırlanıyor ve epeyce ses getiriyordu.

O yüzden tüm büyük fotoğrafçıların yaptığı gibi, önce değerlerinizi belirlemenizi, sonra bu değerlerin aracılığı ile vizyon ve misyon cümlenizi tanımlayıp bu doğrultuda fotoğrafa devam etmenizi öneririm. 

Bir iki kitap adı da değer, vizyon ve misyon için:
• Umut bir yöntem olamaz.  G. R. Sullıvan and M. V. Harper  – Boyner yayınları
• The tools of leadership     Max Landsberg   - Fire and Water
• The tao of motivation  Max Landsberg   - Fire and Water
• A passion for excellence  T. Peters & N. Austin   - Fontana and Collins
• Kurtuluş    TV dizisi    TRT

Yukarıdaki kitaplar bu konuda henüz kafa yormamış olanlarımızın eminim hayatlarını değiştireceklerdir.

Gönderen: istanbulft | 12/03/2013

Haber / Sergi / Yarışma


FOTOGASTE HABERİAra Güler’e Saygı Fotoğraf SergisiPosted: 11 Mar 2013 02:44 AM PDT

Doç. Ozan Bilgiseren’in küratörlüğünü yaptığı, Ara Güler’in fotoğraflarının yer aldığı
”Ara Güler’e Saygı” adlı sergi 30 Mart’a kadar Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi
Tek Kubbe Salonu’nda görülebilir.Meclis-i Mebusan Caddesi Fındıklı Istanbul

Tamamını Okuyun…

Gönderen: istanbulft | 02/03/2013

Haber / Röportaj


World Press Photo Ödüllü Foto Muhabiri Emin Özmen’le Söyleşi

Posted: 02 Mar 2013 03:32 AM PST

Fotoğraf: Bünyamin Aygün
Dünyanın en prestijli fotoğraf ödülleri olarak kabul edilen World Press Photo ödüllerinin  Spot News kategorisinde 2. olan ve bu ödülü 30 yıl sonra Türkiye’ye getiren Sabah gazetesi foto muhabiri Emin Özmen, aldığı ödül ve foto muhabirliği hakkındaki düşüncelerini Foto Gaste‘ye değerlendirdi.

Üniversite yıllarında belgesel fotoğrafla ilgilenmeye başlamışsınız, hatta yapmış olduğunuz ödüllü foto röportajlarınız da var. Belgesel fotoğrafa yönelmenizi sağlayan şey neydi? Bu alanda idolleriniz var mı? 

Fotoğrafla teknik mnasebetimi tamamladığım zaman belgesel fotoğraf dışındaki alanların gayet manasız ve sıkıcı olduğunu gördüm. Kaydettiğim anın bir belge niteliği olmalıydı, ve mümkünse de yaşadığım dünyaya bir hizmeti olmalıydı. Laf olsun diye fotoğraf çekmek istemedim hiç, veya duvara asacağım bir fotoğrafım olsun gibi derdim de olmadı. Belgesel fotoğraf ve hatta daha da özele inersek fotoğraf öykücülüğü yapmaya çalıştığım şey. Fotoğraflar sıraya dizerek bir hikaye anlatmaya, tanık olduğum olayları öyküleyerek aktarmaya çalışıyorum izleyene. Ve mümkünse yaşadığımız dünyadaki sorunlara yaklaşmaya çalışıyorum. Küçükte olsa etkim hayata fotoğrafla müdahale etmek istiyorum…Fotojurnalizm diye adlandırdığımız şey tam anlamıyla…Hem kişiliği hemde fotoğrafa ve dünyaya yaklaşımı ile James Nachtway’i izliyor ve örnek alıyorum. Paulo Pellegrini,Yuri KozirevBenjamin LowyOliver Laban MatteiPep Bonet işlerini beğendiğim ve düzenli takip ettiğim isimlerin bazıları…

World Press Photo 2013 Spot
News kategorisinde 2. ödülü alan fotoğraf.

World Press Photo ödülünü kazanmak nasıl bir duygu?World Press Photo fotoğraf gazeteciliğinin sembolüdür. Dürüst, tarafsız samimi gazetecilik. Böyle bir oluşum tarafından takdir edilmek hoş bir duygu elbette. Birde vatanperver duygularım var işin içinde. 30 yıldır ülkemizin ismi ne yazık ki anılamadı bu oluşumda. Fotojurnalizme ve gücüne inanmış genç bir nesil doğuyor Türk medyasında. Şu an Türkiye’deki fotoğraf algısından çok daha uzakta, evrensel değer ve anlamları benimseyen bir nesil. Başarılı arkadaşlarımız yetişiyor ve inanıyorum ki hem fotoğraf gazeteciliği hemde ülkemiz adına başarılı işlerin altına isimlerini yazacaklar. Bu ödül birçoğumuz için kıvılcım olsun diye ümit ediyorum…

 
 
 
Ödül aldığınız fotoğraf gazetede yayınlanmadığı için yarışmaya göndermişsiniz, bu fotoğrafla dereceye girdiğinizi öğrendikten sonra gazetenizin fotoğraf editörüne teşekkür etmiş olmalısınız.
Ödül kazanan fotoğraf gazetede yayınlanmadı diye göndermiş değilim. Güçlü bir fotoğraftı, yayınlanmış olsa dahi yollardım. Ödül kazanacağını editörüm de fotoğraf servisindeki diğer arkadaşlarımda biliyorduk.
Fotoğraf: Bünyamin Aygün

Türkiye’ye 30 yıl sonra gelen bu ödüle medyanın ilgisi nasıldı? Nasıl tepkiler aldınız?Medya da ciddi bir ilgi gördü ödül elbette. Yıllardır bu ödülü kazanmayı arzulayan meslektaşlarımız orada bir Türk’ün isminin geçiyor olmasına oldukça heyecanlandılar. Uzun yıllar bu meslekte emek veren insanların övgü dolu sözlerini aldım. Sağolsunlar, bu heyecanı hep birlikte yaşadık.

Ödül aldığınız fotoğrafın çekildiği mekâna nasıl girdiniz? Bir savaş muhabiri çatışmanın ve şiddetin arasına nasıl sızar? Suriye’ye girmeye Türk Hükumetinin engeli vardı o dönem. Gazeteci dahi olsanız sınırın diğer tarafına geçmeniz mümkün değildi. Mayınlı arazilerden illegal bir şekilde girdim. Kullanılmayan ve pekte bilinmeyen güzergahlardan Halep şehrine ulaştım birkaç günde. Suriye de sivil ayaklanmanın başladığı Mart 2011 den sonra bir yıl geride kalırken,  kendilerine Özgür Suriye ordusu ismini veren direnişçiler  ile Esad birlikleri arasındaki çatışmalar Halep şehrine sıçramıştı.  Kentte yoğun bir bombardıman vardı. Muhaliflerin sığınmış olduğu bir okuldaydık. Akşam saatlerinde iki Esad Muhbiri yakalanarak okula getirildi. Sorgulanmak için okulun alt kısmına indirdiler. Refleks olarak takip etmeye başladım. Fotoğraf çekiyordum bir yandan, ama fazla dikkat etmemeye çalışıyordum. Olaylara uzunca bir süre tanık oldum. Sonrasında birliğin komutanı alt kata indi. Ve orada bulunmamamı istedi. Bende kameramı indirip sorgu odasını terk ettim. Bu insanlar yaklaşık iki yıldır savaş içerisindeler. Birçoğu yakınlarını kaybetti, evlerini hayatlarını ve belkide geleceğini yitirdi. Acıları var, onlara ve yaşadıklarına saygı duyuyorum. Fotoğraf çektiğim ortamlarda çok dikkat etmeye ve rahatsız etmemeye özen gösteriyorum.

BM Somali’de kıtlık ilan ettiği sırada oradaymışsınız ve gazetenize geçtiğiniz fotoğraflar sayesinde medyanın Somali’deki kıtlık olayına ilgi duymasına vesile olmuşsunuz, daha sonrasında da Somali için yardım kampanyası başlatılmıştı. Fotoğraflarınızın oradaki yardıma muhtaç insanların işine yaradığını görmek nasıl bir duygu?

Fotoğraf: Emin Özmen

Çektiğim fotoğrafların insanlık adına bir şeye yaradığına şahit olduğum ilk olaydı bu. Doğu Afrika’da son 60 yılın en büyük kuraklığı yaşanıyordu. Yüz binlerce insan yiyecek bir lokma ekmek bulamadığı için hayatını kaybediyor, gözlerinizin önünde kıvranıyorlardı. Onlar için birşey yapmak istiyorsunuz ve ne yapabilirsiniz ki. Elimde sadece bir fotoğraf makinesi var nasıl yardım edebilirim o insanlara. Sadece bu kaosu daha iyi anlatmak istedim. En iyi anlatacak fotoğrafların peşine düştüm. Ve bu fotoğrafların bir işe yaraması için dua ettim sadece. Haberi bitirip yolladım ve ertesi gün gazetenin birinci sayfasından manşet olarak girdi. Sonra yazı dizisine dönüştü, bir hafta boyunca olayı parça parça hikayeler halinde anlattım. Daha ben dönüş yolundayken gazetem ile Kızılay ortak bir yardım kampanyası başladı. Sonra buna diğer medya kuruluşları da katıldı ve yardım çığ gibi büyüdü. 450 milyon TL gibi bir rekora ulaştı ki bu Türkiye tarihinin gördüğü en büyük yardım kampanyasıydı. Gemiler ve uçaklar dolusu yardım gitti Somali’ye. Yardım çalışmalar 3 yıldır devam ediyor, ben aralıklarla Somali’ye giderek değişimi gözlerimle görüyorum. Gurur verici bir olay. Bu olay fotoğrafın gücüne inanmamı sağlayan ilk olay olmuştu.

Tehlikeli bir coğrafyada yüksek adrenalin altında çalışmak mı ya da sıradan ve hayati tehlikesi olmayan bir yerde fotoğraf çek mi sizi daha yaratıcı kılar?

Fotoğraf: Bünyamin Aygün


Farkı yok. Tehlike veya adrenalin arıyor değilim. Sadece yaşadığım dünyanın değişim dönüşümüne makinem ile tanık olmaya, belgeler bırakmaya çalışıyorum. Beni sadece eğildiğim konunun etki ettiği toğluluğun büyüklüğü daha yaratıcı kılıyor diyebilirim. Çektiğim fotoğraf on kişiyi ilgilendiriyorsa daha az motive oluyorum, daha büyük bir kalabalığı ilgilendiriyorsa daha fazla gibi…

Medya tarafından verilen savaş, afet veya buna benzer olumsuz haberlerin bir süre sonra sıradanlaştığını ve etkisini kaybettiğini düşünüyor musunuz? Cepheden veya olay yerinden ofise döndüğünüzde aktardığınız gerçeğin beyaz camın veya bir gazete kâğıdının üzerindeki sıradan bir görsele dönüştüğünü düşündünüz mü? Medya nın olaylara yeterince insani duygularla yaklaştığını sanmıyorum. Samimi oldukları konusunda da ciddi şüphelerim var. Benzer konularda düzenli olarak bir gayet yapay ‘acitasyon’ durumu mevcut. Ve olayları sıradanlaştıran şey bu aslında.

Cep telefonu çıktı mertlik bozuldu mu? Sosyal medya herkesi foto muhabiri yapabilir mi?Cep telefonları ile fotoğraf üretmek çok kolay artık. Bunu fotoğraf gazeteciliği için kullanan ve dünyanın önde gelen yayınlarında yayınlayan insanlar var. Libya da İphone ve uygulamaları ile kaydedilen fotoğraflar TIME dergisinde yayınlanmıştı. Sadece evrensel yayınlara fotoğraf ulaştırmak gibi bir gaye edinmeye de gerek yok, yurttaş gazeteciliği diye bir mevzu var. Birçok insan mobil telefonları ile tanık oldukları konuları sosyal medyada kullanarak bahsi geçen yurttaş gazeteciliğini hayata geçirmiş vaziyette.

Fotoğraf dünyasını salt foto muhabirliği penceresinden mi takip ediyorsunuz?  Estetik kaygılarla çekilmiş sanatsal tarzdaki veya dijital müdahale ile yapılan dijital çalışmaları nasıl değerlendirirsiniz?  Fotoröportaj ve fotojurnalizm benim fotoğrafı algıladığım ve ürettiğim şekli. Ama fotoğrafın diğer alanları ile de ilgiliyim. Sanatsal kaygılar ile üretilmiş işlerden de keyif alıyorum.

Ülkemizde fotoğrafa çekmeye olan ilgi çok yoğun ama aynı ilgi fotoğrafın (sergi, foto albüm, foto kitap vb.)  kendisine duyuluyor mu? Çektiği fotoğraflar ile en kısa yoldan bir sergi yapma derdinde zaten insanların büyük bir kısmı bu ülkede. Bir köşeyi boş dönseniz diğerinde bir fotoğraf sergisine rastlamamanız mümkün değil. Bu iyi mi kötü mü tartışılır. Ama bir fotoğraf albümü satın alarak evinde veya ofisinde küçükte olsa bir fotoğraf kütüphanesi oluşturma kültürü mevcut değil bu ülkede. Bunu hem vatandaşlarımızın hem kültür düzeyine, hemde ekonomik koşullarına bağlıyorum ben. Yani iki konuda geliştikçe fotoğraf yayıncılığı da gelişecektir…

Fotoğraf: Bünyamin Aygün

Bu güne kadar çektiğiniz fotoğrafları bir sergide veya kitapta toplamayı düşünüyor musunuz? Çektiğim fotoğrafları dört kez albüm haline getirdim. Albüm yaptığım işin kalıcı olması yönünden oldukça önemli benim için, önümüzdeki yıllarda da albüm çalışmalarım olacak. Ama sergi konusunda aynı heyecanı duymuyorum malesef…

Samimi sohbetiniz için teşekkürler.
Ben teşekkür ederim.


Röportaj: Göksel Kayış

Gönderen: istanbulft | 02/03/2013

Haber / Sergi / Kitap / Gösteri


Instagram 100 Milyon Aktif Kullanıcıya Ulaştı

Posted: 01 Mar 2013 03:42 AM PST

Instagram’ ı 2012 Nisan ayında 1 milyar dolara satın alan Facebook CEO su Mark Zuckerberg, platformun aylık 100 milyon kullanıcının aktif paylaşımda bulunduğu bir düzeye ulaştığını açıkladı. Sosyal fotoğraf paylaşım sitesi 2010 yılının Ekim ayında kurulmuş ve çok kısa sürede popüler hale gelerek, sürekli bir büyüme sergilemişti. Geçtiğimiz Aralık ayında fotoğrafların telif hakkı konusunda yaşanan sorunlar nedeniyle pek çok kullanıcının hesabını dondurmasına rağmen ulaşılan bu nokta günümüzde fotoğrafla an ve durum paylaşımının ne denli ilgi çekici hale geldiğinin  kanıtı sayılabilir.

Ka Fotoğraf Geliştirme Atölyesi’nin İlk Kitabı Kata Görücüye Çıkıyor

Posted: 01 Mar 2013 03:31 AM PST

Ömer Orhun ile “zamanın halleri…” Atölyesi  katılımcılarının fotoğraflarının yer aldığı, Ka Fotoğraf Geliştirme Atölyesi’nin ilk kitabıKata yoğun geçen üretim sürecinin ardından 1 martta görücüye çıkacak. Zaman, boşluk, görme, algı gibi konularla yola çıkan atölye kapsamında kavramsal bir yeniden okuma ile metafor ve görüntülerin birlikteliği üzerine yapılan tartışmalar fotoğrafların çıkış noktasını oluşturdu. Atölye katılımcıları için tamamen yeni bir deneyim ile yeni edinilen bir ifade biçiminin ürünü olarak ortaya çıkan kitabın tanıtım kokteyli ve kitapta yeralan fotoğrafların sergisi 1 Mart akşamı Ka Fotoğraf Geliştirme Atölyesi’nde yapılacaktır.
Güneş Sokak 17/5 Çankaya 06690 Ankara

3 Bölümlük Bir Afrika Masalı: Etiyopya Fotoğraf Gösteri

Posted: 01 Mar 2013 03:18 AM PST

PhotoWorld Fotoğraf Merkezi Salı etkinlikleri Ali Borovalı‘nın Etiyopya gösterisi ile devam ediyor. Dünyanın en fakir ülkelerinden biri, en nefes kesenlerinden de… Kral Lalibela’nın kaya içine oydurduğu monolitik kiliselerden, bin yıldır değişmeyen Ortodoks ayinlerine; Afrikanın çatısı Simien Dağları’ndan, deniz seviyesinin 160 metre altındaki Danakil Çöküntüsü’ne; yeryüzünün en sıcak havzası Dallol’un gerçeküstü renklerinden, -yerlilerin deyişiyle- cehennemin kapısı Erta Ale’nin fokurdayan lavlarına; kızıl kalpli endemik baboonlardan, dünyanın en iri timsahlarına; Omo Vadisi kabilelerinin danslı-kırbaçlı ritüellerinden, Mursilerin tabak-dudaklı kadınlarına… Bir Afrika masalı, Etiyopya.
Tarih: 05 Mart 2013 Salı
Ali Borovalı
Ali Borovalı İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi, İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra İdari Bilimler dalında yüksek lisans için gittiği ABD, Florida’dan fotoğraf eğitimi de alarak döndü (1981-1984). Sonraki yıllarda fotoğrafçılıkta uzmanlaşma arayışı, onu foto-röportaj alanına yönlendirdi.
Son yıllarda dünyanın önemli fotoğraf merkezlerinde gerçekleştirdiği sergilerle adını uluslararası düzeyde duyuran Ali Borovalı yapıtlarında insan yaşamına, çevresine ve kültür temalarına yaratıcı bir bakış ile odaklanmaktadır. Röportajları, Atlas, GEO, National Geographic Traveler, Discovery Magazine, Le Monde2, Gezi, Skylife, Elle, Maison Française ve Marie Claire’in de aralarında bulunduğu pek çok ulusal ve uluslararası coğrafya, gezi ve moda dergilerinde yayımlanmaktadır.
Balkan fotoğrafçılarının aynı çatı altında toplanmasına da destek olan sanatçı, çok seyahat etmekte ve uzun soluklu projelerde çalışmayı tercih etmektedir. Katıldığı uluslararası festivaller, konferanslar ve “workshop” larla da adını sıkça duyuran Borovalı’nın fotoğrafçılık kariyeri sırasında kazandığı ödüller arasında Fujifilm Euro-Press Award (Türkiye-1997), Şinasi Barutçu Kupası (1999) ve Pamukbank Ödülü (1999) önemli yer tutmaktadır.
1998′de Avrupa’da yılın Basın Fotoğrafçısı unvanına aday gösterilen Borovalı, aynı yıl Köln’de dünyanın en büyük fotoğraf fuarı olan Photokina’da, 2000-2002 arasında birçok kez Yunanistan ve Bulgaristan’da, 2004′de fotojurnalizmin doruk noktası olarak kabul edilen Fransa, Perpignan Visa Pour L’Image festivalinde ve 2005 yılında Polonya, Bielsko-Biala FotoArt Festival’de kişisel sergiler açtı. Ali Borovalı’nın, Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi’nden ve Yunanistan’da Militos ve Lambrakis Press’den yayımlanmış kitapları bulunmaktadır.

Gönderen: istanbulft | 01/03/2013

Haber / Sergi


  ”İnanç” – Fotoğraf Sergisi Açılışı

173. Dönem Temel Fotoğraf Semineri Proje Grubu’nun “İnanç” isimli Fotoğraf Sergisi 01 Mart 2013 Cuma günü saat 19:30′da Taksim Atatürk Kitaplığında açılacaktır. 15 marta kadar asılı kalacak serginin açılışına tüm üyelermiz davetlidir.

Danışman: Hakan Yaşar

Danışman Yardımcısı: Özen Özcan

Katılımcılar: Ahmet Ekmen, Banu Günbal, Esin Gülinan, Esra Bostancıoğlu, Filiz Kanberoğlu, Gönül Bıkım, Gülüzar Yıldırım, H. Bahattin Akarpınar, Hale Özdemir, Kayhan Güç, Nurgül Yılmazkaya, Okan Özdemir, S. Sevil Mercanlıoğlu, Ünal Egeli, Yasemin Ağırdır, Zeynep Güzel

Davetiye

Fotoğraf ve Sinema dolu günler dileriz. Yönetim Kurulu

Gönderen: istanbulft | 28/02/2013

6. Fotogen Gösteri Günleri


Fotoğraf Gösterisi

Her yılın Mart ayında bir fotoğraf şenliği olarak düzenlenen FOTOGEN Gösteri Günleri’nde bu yıl, FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği üyesi 16 fotoğraf sanatçısının gösterileri toplu olarak izleyicilere sunuluyor.

6 Mart Çarşamba akşamı saat 19:00’da başlayacak etkinlik haftası; Emiroğlu Apartmanı’ndan Mezopotamya’nın Balkonuna; Galata Köprüsü’nden Tanrılar Diyarına; kısaca söylemek gerekirse, dünyanın bir ucundan öbür ucuna çok çeşitli konuların ardı ardına izleneceği zengin ve renkli bir program içeriyor.

Etkinlik boyunca, akşam seansındaki gösteriler ertesi gün 16:00’daki gündüz seanslarında tekrar edilecek ve Gösteri Günleri 9 Mart Cumartesi günü saat 14:00’de başlayacak gündüz seansıyla sona erecek.

Gösterilerden önce ve sonra gösteri sahibi sanatçılarla kısa söyleşilerin yapılacağı etkinlik boyunca, izleyicilerle sanatçıların bir araya gelip fotoğraf üzerine sohbet etme imkanı da olacak.

6 Mart Çarşamba Saat:  19:00
7 Mart Perşembe Saat: 16:00

Selahattin Nemlioğlu Mezopotamya’nın Balkonu Mardin
Selçuk Özdil Emiroğlu Apartmanı
M. Serdar Özbay Bitmez At – Bit Mezat
T. Şakir Kemerli Doğan Günün Ardından: Apolyont
Ali Ilgazlı Kapadokya
İbrahim Göksungur Dünyanın Ucuna Yolculuk

7 Mart Perşembe Saat: 19:00
8 Mart Cuma Saat: 16:00

Öner Mangut Müzikist
Cengiz Sakarya Unutma! Sen Bir Noktadan Küçüksün
Doğan Alpay Küba’dan Portreler
Özkan Samioğlu Bir İstanbul Hanımefendisi: Necla Hanım Teyze
Selim Seval Bisikletler

8 Mart Cuma  Saat: 19:00
9 Mart Cumartesi Saat:  14:00

Sevdiye Kurucu Milonga
Tuğba Kırallı Tanrıların Diyarında Yedi Gün
Sema Karlıova Galata Köprüsü
Ömer Demirbilek Hasretim İstanbul
Cengiz Karlıova Gel

Davetiyeler, etkinlik günü etkinlik saatinden 1 saat önce Akbank Sanat gişesinden temin edilebilir.

Etkinlikler ücretsizdir.

Gönderen: istanbulft | 28/02/2013

Haber/ Sergi / Gösteri


  ”Myanmar İzlenimlerim” – İzzet Keribar Fotoğraf Gösterisi

Onur Üyelerimizden İzzet Keribar’ın merakla beklenen “Myanmar İzlenimlerim” isimli fotoğraf gösterisi 02 mart 2013 cumartesi günü saat 17:00′da Kadırga Aziyade Otelinde gösterilecektir. Tüm üyelerimiz davetlidir.

Fotoğraf ve Sinema dolu günler dileriz. Yönetim Kurulu

Gönderen: istanbulft | 27/02/2013

Haber / Sergi


Canan Odabaş “Abstructure” Fotoğraf Sergisi

Posted: 26 Feb 2013 04:52 AM PST

Canan Odabaş’ın “Abstructure”   isimli sergisi 8 Mart 2013 tarihine kadar İFSAK’ta görülebilir. Bu sergi, fotoğrafçının yaşamı anlama ve anlamlandırma uğraşında;  fotoğrafın sahip olduğu yorum gücünü, minimalist bir anlayışla kullanarak, bir fotoğraf dili olarak soyutlamanın olanaklarından yararlanarak, dış dünya algısının paylaşma çabasının yollarından birini oluşturmaktadır.

İstiklal Cad. Ayhan Işık Sok. No:32/2 34433 Beyoğlu / İstanbul

9.Zonguldak Fotoğraf Günleri Başlıyor

Posted: 26 Feb 2013 04:37 AM PST

9.Zonguldak Fotoğraf Günleri 27 Şubat 2013 Çarşamba günü Ahmet Özer’in “5 Kuruşluk Canlar” Belgeseli ile başlayacak.
 Maden işçilerinin 1965 Kozlu direnişinin anlatıldığı 2012 yapımı filmin ilk gösterimi geçen yıl Haziran ayında Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS)’nda yapıldı. Belgeselin YönetmeniAhmet Özer, KameramanıZekeriya Doğan. Süresi ise 32 dakika. SergiOdası’nda gerçekleşecek gösterinin başlama saati 18.00.
 Yine aynı gün, İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği(İFSAK) Belgesel Proje Grubu’nun “Yol ve Yolculuk” isimli sergisi SergiOdası”nın duvarlarında olacak. Serginin ilk bölümü 6 Mart’a, ikinci bölümü 8 Mart’tan 18 Mart’a kadar sürecek.
 Aynı hafta içinde 28 Şubat Salı günü saat 18.00′de Özgür Fındık’ınKara Vagon belgeseli gösterilecek, 2 Mart Cumartesi günü saat 15.00′den sonra Masa Başı Konuşmaları’nda Özlem Yücesan, HikmetKuşhan, Alaaddin Kara, Öner Güven, Necip Sağır, Muhammet Örenli, Halil Uzun ve Üzeyir Karahasanoğlu kentin kültür sanat ortamını konuşacaklar.

SergiOdası
Merkez: Mithatpaşa Mahallesi Z.Hanım Cad. 19 Arı İşhanı kat 1

”Kozyatağı’nda Kış” Fotoğraf Sergisi

Posted: 26 Feb 2013 04:19 AM PST

Kriton Curi Parkı Gönüllüleri Görsel Etkinlikler komitesinin düzenlediği, Fotografine ve RE/MAX Yıldız tarafından desteklenen, Kozyatağı sakinlerinden bir grubun çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan ”Kozyatağı’nda Kış” fotoğraf sergisi 4 Mart 2013 tarihine kadar 19 Mayıs Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilir.
Katılımcılar: Ahmet Haytaç, Aylin Sarıgöl, Fazilet Kara, Harika Gökmen Kora

İsmail Toprakseven, Merve Aksu, Nihat Yıldız
Serhan Yılmazer, Suavi Sönmez , Yücel Müftüoğlu

Gönderen: istanbulft | 04/02/2013

Haber / Sergi / Gösteri


                  

 

GALATA’DA

FOTOĞRAF GÖSTERİMİ

 

Galata’da bu hafta, ülkemiz fotoğrafının öncü isimlerinden Şinasi Barutçu adına FOTOGEN tarafından düzenlenen fotoğraf yarışması ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI’nda başarılı bulunan fotoğraflardan bir seçki sunulacak.

Geçen sene 24.sü gerçekleştirilen Şinasi Barutçu Kupası, ülkemizin en eski ve köklü fotoğraf etkinliklerinden birisidir. Bu 24 yılda, bugüne kadar 26 fotoğraf sanatçısı Şinasi Barutçu Kupasını almaya hak kazandi. Katılımcılar Kupa’ya, 6 fotoğraflık bir fotoğraf serisiyle katılıyorlar. İşte Salı akşamı, geçtiğimiz 24 yıl boyunca Şinasi Barutçu kupası’nı almaya hak kazanan bu fotoğrafları izleyeceğiz.

 

 

      

 

5 Şubat 2013, Salı

 

Saat: 19.30

 

Galata Derneği

 

 

Gönderen: istanbulft | 14/01/2013

HABER / SERGİ


Galapagos Adaları Fotoğraf Sergisi 15 Ocak’ta Açılıyor

Posted: 13 Jan 2013 01:57 PM PST

15 Ocak 2013 Salı günü Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde çok özel bir açılış kokteyli ile ziyaretçilere açılacak olan “Galapagos Adaları: Yeryüzünün Dokunulmamış Köşesi’ adlı fotoğraf sergisi; Pasifik Okyanusu’nun doğusunda yer alan, benzersiz jeolojik yapıya ve yaban hayatına sahip Galapagos adalarını ve Ekvator’un farklı kültürel yapısını keşfetmemize olanak sağlıyor.
Birbirinden ilginç canlı türlerine ev sahipliği yapan, Darwin’in evrim teorisini biçimlendirmesinde ilham kaynağı olan ve UNESCOtarafından “dünya kültür mirası” olarak koruma altına alınan Galapagos Adaları, yeryüzündeki cennet olarak biliniyor. Ekvator Cumhuriyeti Büyükelçiliği ve  Beyoğlu Belediyesi işbirliği  ile hazırlanan sergi, insanlığın bu ortak doğal ve kültürel mirasının tanıtımı ve gelecek nesillere aktarılması için farkındalığın arttırılmasını amaçlıyor.
Sanatçı Fulya Pirim, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan bu mucizevi zarif takımadalara ve endemik sakinlerine duyduğu hayranlığı, ışık ve renkle boyanmış çarpıcı doğa manzaralarını ve gördüğü yerlerdeki deneyimlerini bu sergiyle gözler önüne seriyor. Resme de ilgisi olan, karma ve kişisel bir çok sergisi olan sanatçının kendine özgü bakış açısı ve kompozisyon anlayışı, sergide yer alan fotoğrafların da resim kaynaklı olduğunun altını çiziyor ve ziyaretçileri fotoğrafların ötesinde bambaşka bir yere; dünyanın bu saklı ve el değmemiş köşesine taşıyor.

Olağanüstü canlıları barındıran adaların fenomenal karakteri karşısında, bir dalgıç ve bir fotoğrafçı olarak etkilenmemenin imkansız olduğunu belirten sanatçının sualtı fotoğrafları da sergide yerini almakta.

Not: Fotoğrafların satışından elde edilecek tüm gelir, ağaçlandırma, muhtaç hayvanları koruma altına alma vb. faaliyetlerde bulunan“Meliha Yılmaz Doğal Hayatı Koruma Vakfına” bağışlanacaktır.
İstiklal Cad. No: 217 Tünel 34433 – Beyoğlu İstanbul

İFOD ”Ana” Fotoğraf Sergisi

Posted: 13 Jan 2013 12:54 PM PST

İFOD üyelerinin  fotoğraflarından oluşan “ANA”  konulu  fotoğraf sergisi 28 Ocak 2013′e kadar gezilebilecek. Seçiciliğini A.Beyhan Özdemir, Gönül Ocak, Nilay İşlek ve Yusuf Aslan’ın yaptığı sergide Jüri üyelerinin fotoğraflarının yanı sıra aşağıdaki İFOD Üyelerinin fotoğrafları bulunuyor:
İlhan Devirim, Hülya Akkaya, Ercan Pek, Levent Çanakkalelioğlu, Esra Tolga, Gökhan Ünal, Sırrı Demirci, Ali Işık, Celal Erdem, Atilla Özdemir, Berna Kızıltan, Sinan Kılıç, Seray Ak, Murat Kaptan, Alpaslan Berik, Mehmet Yasa, Öznur Karakurt, Ajlan Dürüs, Selim Bonfil, Barış Barlas, Seda Şengök.

1469 Sokak No:66 Alsancak/İZMİR

Gönderen: istanbulft | 12/01/2013

HABER / SERGİ


6 Kadın 36 Fotoğrafla İstanbul’a Bakış Fotoğraf Sergisi

Posted: 12 Jan 2013 04:43 AM PST

İstanbul.. En katı gerçeklerle en sınırsız hayallerin aynı zamanda yaşandığı şehir, dönüşüyor. Her dönüşüm, geçmişin bir parça da olsa kaybedilmesidir. Daha fazla kaybetmeden önce, deklanşörün yardımıyla bugünün İstanbul’undan geleceğe bir belge bırakmak isteyen 6 kadının izlenimleri 6 Kadın 36 Fotoğrafla İstanbul’a Bakış Fotoğraf Sergisi’nde bir araya geliyor. Adviye Özyar,Dilek Belgin, Emine EkşiMelek BalkanSelda Durkut ve Şule Akıncıbay‘ın siyah beyaz İstanbul fotoğraflarından oluşan sergi PhotoWorld Fotoğraf Merkezi Galerisi’nde fotoğrafseverlerin beğenisine sunuluyor. Sergi, Pazar günleri hariç 24 Ocak 2013 tarihine kadar haftanın her günü 10:00-18:00 arası gezilebilecek.
Bahariye Caddesi Kuzu Kestane Sok. No: 16 Kadıköy / İSTANBUL

40 Renk Fotoğraf Sergisi Metro City Alışveriş Merkezinde

Posted: 11 Jan 2013 03:41 PM PST

40 Renk Fotoğrafçıları’nın dünyayı dolaşarak, tanıklıklarını aktardıkları 40 Renk Fotoğraf Projesi, 8. renk Küba ile sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Dünyanın Renkleri Seyahatleri kapsamında düzenlenen geziye katılan gezgin fotoğrafçıların oluşturduğu kapsamlı bir seçki, 12 – 20 Ocak tarihlerinde Metrocity’deki sergide ilgilenen herkesin ziyaretine açık olacak…
Dünyanın Renkleri Seyahatleri’nin, fotoğraf sanatçısı Muammer Yanmaz eğitmenliğinde ve Teoman Cimit rehberliğinde yürüttüğü 40 Renk Fotoğraf Projesi, hızla değişen dünyayı fotoğrafçılarla birlikte gezip, belgeleri gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor. Her ülke ya da bölgenin, bir rengi oluşturduğu 40 Renk Fotoğraf Projesi’nde toplam 40 gezi yapılacak. Bugüne kadar Hindistan, Ürdün-İsrail, Vietnam-Kamboçya, Venedik, Kenya-Tanzanya, Myanmar ve Kuzey Vietnam-Yunnan gezilerinde çektikleri fotoğrafları sergileyen fotoğrafçıların son sergisi ise, yeşil bir timsaha benzetilen Karayipler’in en büyük adası Küba’ya ait…
Gezgin fotoğrafçılar; Asya, Avrupa, Afrika ve yerli Kızılderili etkilerinin bir karışımından oluşan kültüre, kendine özgü bir ulusal bilince ve dayanışma duygusuna sahip olan Küba’nın en çekici güzelliklerini ve tarihini, fotoğraflarıyla İstanbul’a taşıdılar. Sergide,tüketim dünyasında görmeye alışık olmadığımız basit ama renkli günlük hayatın ve ekonomik abluka altındaki bir ülkenin mucizevi mücadelesinin yansımaları görülebilecek.
İspanyol kolonizasyon döneminden, sosyalist devrimine kadar, kendini ilk inşa edildiği haliyle koruyabilen Havana; müzeleriyle, koloniyal binalarıyla, 50’li yılların Amerikan arabalarıyla ve gündüzleri bile salsa ritmindeki barlardan sokağa taşan gece hayatı ile fotoğrafçılara çok renkli imkanlar sundu. 40 Renk Fotoğrafçıları ayrıca, Havana’da ünlü yazar Ernest Hemingway’in bıraktığı izleri takip etmenin yanı sıra, Che’nin anıtsal şehri Santa Clara ve Afro-Kübalı kültürün başkenti Santiago de Cuba gibi ülkenin cazibe noktalarını da keşfetme fırsatı buldular.
Serginin en ilgi çekici yanlarından biri ise, yılda bir kez gerçekleşen ve Küba’nın en çılgın kültürel etkinliği olan Santiago de Cuba Karnavalı’na ait fotoğraflara yer verilmesi… 17.yüzyıla dayanmasına rağmen, 1953’te Fidel Castro’nun Moncado Kışlası’na yaptığı baskının, karnaval zamanına denk gelmesi nedeniyle, bu karnaval Küba devrimi ile de ilişkilendiriliyor. Salsa müziği ritminde, izleyicilerine bulaşıcı bir yaşama sevinci aşılayan Santiago de Cuba Karnavalı’na ait fotoğraflarda, şarkıların ve dansların olağanüstü ifadelerine tanıklık ediliyor.
40 Renk Fotoğrafçılarının Temmuz 2012’de gittikleri Küba’ya ait tüm izlenimleri, Mustafa Uzel’in koordinatörlüğünde 12 – 20 Ocak tarihlerindeki sergide görülebilecek. Dünyanın Renkleri Seyahatleri’nin 40 Renk Fotoğraf Projesi için hazırladığı keşif turları ise Peru-Bolivya ve Paris renkleri ile devam edecek.

MetroCity Alışveriş Merkezi
Büyükdere Cad. 1.Levent34330 – İstanbul

Ali Ilgazlı’dan Görünenler Fotoğraf Sergisi

Posted: 11 Jan 2013 02:05 PM PST

Ali Ilgazlı’nın ”Görünenler” adlı fotoğraf sergisi 12 Ocak-01 Şubat tarihleri arasında İFSAK alt kat sergi salonunda izlenebilir.

İstiklal Cad. Ayhan Işık Sok. No:32/2 34433 Beyoğlu / İstanbul

www.ailgazli.com



Gönderen: istanbulft | 19/12/2012

HABER / SERGI VE FOTOKİTAP


Mehmet Turgut’un İlk Fotoğraf Kitabı “30″ 21 Aralık’ta Raflarda

Posted: 17 Dec 2012 04:06 PM PST

Mehmet Turgutun 30 yaşına kadar çektiği 40 fotoğraf ve hikâyeleri…

Mehmet Turgut’un, son on yıldaki çalışmalarından özel bir derleme sunan ilk kitabı“30”; ulusal ve uluslararası alanda ödüller alan, yurt dışında defalarca sergilenen fotoğraflardan oluşan bir seçki sunuyor. Başarılı fotoğrafçının, 30 yaşına kadar çektiği 40 fotoğrafın ve onların hikâyelerinin yer aldığı “30” adlı kitabın editörlüğünü ise Yekta Kopan üstleniyor.

“30”; Mehmet Turgut evrenine yapılan görsel ve sözel bir yolculuğa rehberlik ederken, herkesin merak ettiği “Mehmet Turgut’un çekimlerinde neler oluyor?” sorusunun cevabını da okuyucularına sunuyor.

Ahmet Mocan’dan ”Çöküş” Sergisi

Posted: 17 Dec 2012 03:51 PM PST

Ahmet Can Mocan, bir insanlık ve insanlık halleri eleştirisi olan “Çöküş” adlı yeni fotoğraf
projesinde bunalım, yalnızlık, vicdan, ahlâk, ölüm ve yaşamdan kopuş gibi konuları ele alıyor. Mocan, son yıllarda içinde bulunduğu ruh halinden yola çıkarak insanları daha iyi gözlemleyip mutsuzluklarının farkına vardı; kendisini onlarla özdeşleştirdiği ölçüde, projesi de daha kapsamlı bir hal alarak tek bir insanı değil tüm insanlığı konu alır hale geldi. Sanatçı, bu süreç sonucunda bakış açısının, algılayış biçiminin ve farkındalıklarının değiştiğini söylüyor. İnsanlarda artış gösteren depresyon, bitmek bilmeyen halsizlik, aşırı alkol tüketimi, şiddete eğilim ve verimsizlik, sanatçının özellikle dikkatini çeken ve onu bu projeye iten konulardan. Mekân seçimleri, aidiyet hissinden uzak ve zamansız oluşlarıyla dikkat çekiyor. Modeller ise birer cansız beden konumunda ve fotoğrafların içine yerleştirilmiş durumdalar. Burada gerçeklikten biraz uzak olmakla birlikte aynı anda hayli gerçekçi bir atmosfer yakalamak mümkün. Mocan, kurguladıklarını ve düşsel unsurları, çektiği karelerle bir anlamda gerçeğin bir parçası haline getirdiğini belirtiyor. (12 Aralık 2012 – 5 Ocak 2013)
Bu proje, bir kişinin yaptığı içsel yolculuğun tüm insanlığı anlatır hâle gelişidir.
 
Poligon – “The Shooting Gallery”:
Poligon- “The Shooting Gallery”, Empire Project’in yeni stüdyo galerisi. Sanatçıları risk almaya teşvik ederek,  sanat sahnesini ticarilikten bağımsız olarak ele almayı öngörüyor. Poligon, doğası gereği deneysellik barındıran, sanatta kabul edilmiş normları kırmaya yönelik kurulmuş
bir proje mekânıdır.

 

Gönderen: istanbulft | 17/12/2012

HABER /FOTO HABER


‘Altın Kamera’ ve ‘13 Kare Fotoğraf Gösteri Yarışması’ Ödülleri Sahiplerini Buldu

Posted: 15 Dec 2012 01:31 PM PST

Kısa adı AFAD olan ‘Adana fotoğraf Amatörleri Derneği’nin 1990 yılından buyana Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) adına düzenlediği, 18. ‘Altın Kamera Fotoğraf Yarışması’ ve ‘13 Kare Fotoğraf Gösteri Yarışması’ 8 Aralık 2012 Cumartesi Saat 18.30’da, dernek merkezinin bulunduğu, AFAD-Kasım Gülek Fotoğraf Sanat Galerisi’nde yapılan törenle ödülleri sahiplerine verildi.
17 Kasım 2012 tarihinde seçici kurulun değerlendirmesi sonucu, üçlü kombinasyonlardan oluşan 14 fotoğrafçının çalışması başarılı bulundu. Yarışmaya ülke genelinde bulunan 44 fotoğraf sanatı derneğinden 179 fotoğrafçı katıldı. Birbiriyle uyumlu üçer fotoğraftan oluşan, Siyah Beyaz, Renkli ve Deneysel bölümlerde toplam 294 fotoğraf değerlendirmeye alınan yarışmanın sergisi törenden önce açıldı.
Siyah Beyaz baskı dalında M. Fatih Yıldız, Turna Özkaplan, Barış Barlas ve Ebru Civan başarılı bulundular. Nurullah Genç, Ali Arslan, Levent Kalkan, Serkan Saygılı ve Mete Yıldırım Renkli Baskı dalında başarılı bulunurken, Deneysel Dalda ise; Ali Çiftçi, Kemal Kaya, Leyla Emektar,  Zeynep Özcan ve Ayhan Maraşlı başarıya değer bulundular.
Öte yandan;
Bu yıl ikincisi düzenlenen “13 Kare Fotoğraf Gösteri Yarışması”nda ise birinci Galip Çetiner, ikinci Adem Karakaya ve üçüncülüğü ise Fahri Karaoğuz aldılar. Mansiyonlara; Alirıza Demir, Abdulkadir Hayta ve Tarık Kara değer görülürken, Mehmet Baltacı Özel Ödülünü; Mustafa Binol ve Afad Özel Ödülünü ise Akın Acar değer bulundu ve ödül alan gösteriler sanatseverlere izletildi.
Fotoğraf Notları Sergisi Fotoğraf Vakfı Galerisi’nde Açılıyor.

Posted: 15 Dec 2012 01:26 PM PST

Beş basın fotoğrafçısının anlattığı beş hikâye ile buluşmamızı sağlayan “Fotoğraf Notları” sergisi, 15 Aralık ta Fotoğraf Vakfı Galerisi’nde açılıyor.
Galata Fotoğrafhanesi Fotoğraf Akademisi tarafından 2009 yılından bu yana sürdürülen Basın Fotoğrafçılığı Programı’nın son dönem katılımcılarının çalışmaları 15 Aralık’tan itibaren Galata Fotoğrafhanesi’ndeki Fotoğraf Vakfı Galerisi’nde sergilenecek.

Fotoğrafçılar ürettikleri belgesel fotoğraf serilerinde İstanbul dan Urfa ya, haber değeri taşıyan birbirinden farklı sosyal konuları işliyor. Alper Erbahçeci ve Salih Mülayim, İstanbul u ve pek çok İstanbullu nun hayatını alt üst eden kentsel dönüşümün izlerini, Yedikule ile Ayvansaray arasında yer alan Kara Surları boyunca ve Fikirtepe de takip ediyorlar. Bir diğer seride Sedef Özge faytoncuları bildik resmin dışına çıkıp, insan-hayvan ilişkisi üzerinden ele alırken, Jivan Güner, göçebe hayattan yerleşik düzene geçişle beraber devletin yıkıcı otoritesiyle yüzleşen Koçerler in yaşam koşullarını ve hak taleplerini izleyiciye aktarıyor. Barış Turan Kaplanoğlu ise, büyük futbol sanayinin gölgesinde var olma mücadelesini güçlü spor tutkularıyla sürdüren ve kendisinin de taraftarı olduğu amatör bir futbol kulübüyle tanışmamızı sağlıyor.
Galata Fotoğrafhanesi Fotoğraf Akademisi nde yürütülen Basın Fotoğrafçılığı Programı kapsamında 18 ay boyunca, 20 den fazla gazeteci, fotoğrafçı ve akademisyenin verdiği seminerlere ve atölyelere katılan foto-muhabirlerin uzun soluklu projelerinden oluşan “Fotoğraf Notları” sergisi, 12 Ocak 2013 tarihine kadar Fotoğraf Vakfı Galerisi nde izlenebilecek.


SERGİDEKİ 5 HİKÂYE

EŞİK / Alper Erbahçeci
Haliç tarafında Ayvansaray ile başlayıp Marmara da Yedikule yle biten bir hat üzerinde, en eski İstanbullular ımızın hatırlayabildiği en eski mahalleler bulunuyor. Ama şimdilik. Artık aynı mahalleler olmaya devam etmeyecekler. Sulukule artık yok. Ayvansaray ın hayalet sokaklarından geçip Eğrikapı ya ulaştığınızda, perdelerin arasından endişeyle sizi izleyen insanları göreceksiniz. Bir ellerinde yıkım emri, şüpheyle bakacaklar size: “Belediyeden misiniz?” Mevlanakapı, Silivrikapı, Belgradkapı yeşil alan olacak. Sur diplerinde yanan ateşlerin siyah, kabuksu kalıntıları silinecek. Şehrin hâlâ ekilen en eski bostanlarından daha ne kadar mahsül alınacak, bilemiyoruz. Tanık olduğumuz, şehrimizin eşikteki halidir.


GEÇEN SEZON / Barış Turan Kaplanoğlu
Şehir merkezlerinin dışında kalan bir mahalledeki amatör futbol takımlarından biri Güneyyıldızı. “Geçen Sezon”, Güneyyıldızı nın 1999 yılında toprak bir sahada başlayan hikâyesinin bugünkü durumunu anlatıyor ve bir tür kulüp albümü niteliği taşıyor.

KOÇERLER / Jivan Güner
Şanlıurfa nın Ceylanpınar ile Viranşehir ilçeleri arasında bulunan TİGEM e (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) bağlı arazi üzerinde yıllardır bir yaşam mücadelesi veriliyor. Koçerler in nesillerdir yerleşik bulundukları topraklara el koyan devlet onlara bir de ambargo uyguluyor. 21. yy da elektrik, yol, su gibi hizmetlerden yoksun bırakılan bu insanlar en temel haklarının verilmesini talep ediyor.

FİKİRTEPE / Salih Mülayim
İster adına “Afet Yasası” densin, ister “Kentsel Dönüşüm Yasası” sanki bir sihirli değnek kenti yenileyecekmiş gibi sunuluyor. Oysa bir kenti eskiyince yenilenecek bir eşya gibi görmek, otomobil gibi değiştirmek pek mümkün değil. İmar hakkı vererek bütün kentin yenilenemeyeceğini azıcık da olsa hesaptan anlayan herkes bilir. (…)
Kentsel dönüşüm piyasa mantığına bırakıldığında yoksulların, temsil gücü olmayan kesimlerin bugüne kadar barındıkları kent bölgelerinden kazınmaları kaçınılmaz hale geliyor. Bu yüzden Süleymaniye, Sulukule, Ayvansaray, Balat, Tarlabaşı gibi kentin eski semtlerinde başlatılan projelerin yarattığı sonuçlar ortada. İşte bu nedenle bu yeni yasa için hem bu sonuçları örtecek, hem de “bakın bölgede yaşayan halk da bunu istiyor” denilecek bir “pilot proje alanı” arandı. Bulunan bölge İstanbul un Anadolu yakasındaki ilk gecekondu semti, Fikirtepe. (Korhan Gümüş)

FAYTONCU / Sedef Özge
Adalar, motorlu taşıtlara kapalı sokakları, insani boyutlardaki evleri, ortaklaşa bakılan sokak hayvanları, faytonları ve özgürce dolaşan atlarıyla İstanbul un bu başka çağının son örnekleri. Faytonlara, hayvanların sömürülmesi, onlara kötü davranılması, at kokusu, faytoncuların ve seyislerin zor yaşam koşulları gibi başlıkların yanında, hayvanla insanın birlikteliği açısından da bakmak gerekiyor. Kentlerde atla insanın ilişkisi, turizmin her şeyi öğüten dişlilerine sıkışıp kalmış. Bu anlamda faytoncu, insanın hayvanla birlikte çalıştığı, birlikte yaşadığı, hayvanın dilinden anladığı eski bir dünyanın, kentte çarpık bir şekilde var olma savaşı veren son temsilcilerinden biri.

Serdar-ı Ekrem Cad. Hoca Ali Sok. No.15
Galata – Beyoğlu / İSTANBUL

Gönderen: istanbulft | 10/12/2012

HABER / FOTOĞRAF DÜNYASI


TÜKÇEV Nallıhan Kuş Cenneti 3. Foto Safari Ödülleri Verildi.

Posted: 08 Dec 2012 01:43 PM PST

Doğanın korunması amacıyla “Fotoğraf Avcıları Rastgele” adıyla Ankara’nın yanı başındaki Nallıhan Kuş Cenneti’nde düzenlenen 3. Foto Safari’de ödül kazanan eserler, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sergileniyor. Serginin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende, ödüle layık görülen fotoğrafların sahiplerine de ödülleri verildi.
Nallıhan Kuş Cenneti’nde yaşayan 200’e yakın kuş türünün bir kısmının fotoğraflarla ölümsüzleştirildiği yarışmanın ödüllü fotoğrafları, 4-13 Aralık 2012 tarihleri arasında Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sergileniyor. Sergi açılışı ve ödül töreni, 4 Aralık’ta kalabalık bir davetli grubunun katılımıyla gerçekleştirildi.
Törende ilk konuşmayı yapan TÜKÇEV Genel Sekreteri ve Doğayı Koruma Vakfı Başkanı Nevzat Ceylan, kuşların tüfekle avlanması yerine fotoğrafla ölümsüzleştirilmesini amaçlayan Foto Safari’nin bu yıl 3.’sünü düzenlediklerini söyledi. Ceylan, her seferinde Foto Safari’ne katılanların sayısının artmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
TÜKÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Aslan da, tüfek tetiğine basılarak canlıların öldürülmesi yerine, fotoğraf makinesinin deklanşörüne basılarak canlıların yaşatılmasını özendirmek istediklerini vurguladı. Bitkiler, hayvanlar ve insanın yaşadığı doğanın korunması görevinin Eşref-i Mahlukat olarak insana verildiğini belirten Aslan, “İnsanlar olmazsa bitkiler ve hayvanlar yaşayabilir ama bitkiler ve hayvanlar olmazsa insanlar yaşayamaz. Bu bilinçle doğayı, çevremizi korumamız gerekiyor” dedi. Aslan, TÜKÇEV olarak insanlarda çevre duyarlılığını arttırmaya yönelik projelerle yollarına devam edeceklerini kaydetti.
Nallıhan ve Sarıyar belediye başkanları ile Nallıhan Vakfı Başkanı Ayhan Sümer’in, foto safari ile Nallıhan’ın tanıtımına katkılarından dolayı Doğayı Koruma Vakfı Başkanı Nevzat Ceylan’a teşekkür ettikleri konuşmaların ardından ödüllerin dağıtımına geçildi.
Yarışmanın birincisi Mehmet Ali Özcan, ikincisi Adnan Menevşe ve üçüncüsü Deran Atabey’den başlamak üzere ödül kazanan eser sahiplerine ödüllerinin verildiği törene katılan davetliler, TÜKÇEV Özel Ödülü’nü kazanan 10 fotoğrafın da aralarında bulunduğu sergilenen 60 fotoğraf için beğenilerini dile getirdiler.

UFSD 1. Uluslararası Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı

Posted: 08 Dec 2012 01:36 PM PST

Uluslararası Fotoğraf Sanatı Derneği – (UFSD)’nin düzenlediği “serbest” konulu 1. Uluslararası fotoğraf yarışmasının jürisi 02.12.2012 tarihinde saat 09:00’da Mersin OLBA Fotoğraf Derneği toplantı salonunda bir araya gelerek değerlendirme yaptı. Jüri değerlendirmesi başlamadan önce, TFSF Temsilcisi Serdar AKYAY’ın yaptığı incelemeye göre şartnameye uymayan 4 eser değerlendirmeye alınmadı. 310 katılımcının 1198 fotoğrafı değerlendirildi. Yapılan değerlendirme sonucunda 36 eser ödül almaya, 100 eser de sergilemeye değer görüldü.
FIAP GOLD MEDAL - ADITHYA ZEN / ENDONEZYA
FIAP SILVER MEDAL - KT ALLEN / UNITED KINGDOM
FIAP BRONZE MEDAL / ADIMIR SIKLENKA / SLOVENIA

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Yağcıbedir Halısının Yolculuğu

Posted: 08 Dec 2012 01:08 PM PST

Yağcıbedir yörüklerine has olan yağcıbedir halısı gönümüzde kök boya kullanılarak yapılan nadir halılardandır.”Yağcıbedir halısının yolculuğu”adlı sergi ilk olarak Bigadiçin Kayalıdere köyünde açıldı.Bu Türkiyede 2000 yıllarda köyde açılan ilk fotoğraf sergisidir. Sergi şimdi Balıkesirde Yay/ada AVM galerisinde fotoğraf severlerle buluşacaktır.

İbrahim Zaman’dan Karacabey Sergisi

Posted: 08 Dec 2012 12:51 PM PST

İbrahim Zaman’ın Karacabey isimli sergisi 08.12.2012 tarihinde saat 17.00 de Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi, Çağdaş Sergi Salonunda açıldı. Sergi 25.12.2012 tarihine kadar açık kalacak.

Attila Durak’ın; New York Sokak Sanatçılarını Fotoğrafladığı Sergisi Gakeriartist’te Açıldı!

Posted: 08 Dec 2012 12:01 PM PST

2006 yılında gerçekleştirdiği “Ebru; Kültürel Çeşitlilik Üzerine Yansımalar” sergisi ve kitap projesiyle adını sıkça duyuran fotoğraf sanatçısı Attila Durak’ın; New York’un sokak sanatçılarından oluşan“Echoes of the Street” adlı fotoğraf sergisi 5 Aralık 2012, Çarşamba günü açıldı! Eserleri, 5 Ocak 2013 tarihine kadar GALERİARTİST’te sergilenecek olan sanatçı; New York’un bir parçası sokak sanatçılarını, canlı ve elle oynanarak yaratılmış Polaroid karelerde bir araya getirirken, aynı zamanda kütüphanelerde saklanacak bir kitap halinde de sanatseverlere sunuyor.
Fotoğrafçı Attila Durak; renk ve değişik baskı teknikleri kullanarak yapılan deneysel çalışmalara ilgi duyduğunu ve New York’un sokak sanatçılarını konu alan “Echoes of the Street”i bu nedenle fotoğrafladığını belirtiyor. “Büyük kentlerin enerjisini, insan profilleri, yaşam biçimleri ve çeşitlilik tanımlarken; New York’un sokak sanatçıları da kentin canlılığını, özgünlüğünü ve değişken karakterini biçimlendirir” diyen Durak; bu yüzden kentin en beklenmedik bir köşesinde dahi karşımıza çıkabilecek, “gönüllü işçiler” de diyebileceğimiz sokak sanatçılarını objektifine almış. Daha önce New York, Paris, İstanbul ve birçok yerde sergilenen ancak, 5 Aralık – 5 Ocak 2012 tarihlerinde GALERİARTİST’te şimdiye kadar gösterilmemiş yeni bir seriyle sanatseverlerin karşısına çıkacak “Echoes of the Street”in, diğer bir farkı ise aynı zamanda bir kitaba da dönüşecek olması.
Attila Durak; “Echoes of the Street”e ait fotoğraf serisini ve kitabını, Balnak’ın destekleriyle 5 Aralık 2012, Çarşamba günü GALERİARTİST’te sanatseverlerin beğenisine sundu. Sergi, 5 Ocak 2013 tarihine kadar GALERİARTİST’te ziyaret edilebilir.
Galeri Artist Istanbul
Ayazma Cad. N/4 Fulya
34349 Istanbul

Fotoğraf Sanatçısı Koral Sağular’ın Objektifine Yansıyanlar ENKA Kültür Sanat Buluşmalarında!

Posted: 08 Dec 2012 11:50 AM PST

ENKA Kültür Sanat Buluşmaları; var olanı, gerçeküstüne çevirip yeni bir yaşam kazandıran başarılı fotoğraf sanatçısı Koral Sağular’ın sergisine ev sahipliği yapıyor. Sağular’ın “Suretlerle Sohbet” adını verdiği sergisi, 22 Kasım – 14 Aralık 2012 tarihleri arasında ENKA Dr. Clinton Vickers Sanat Galerisi’nde!
Başarılı fotoğraf sanatçısı Koral Sağular, düşlerinde yarattığı karakterleri belli estetik değerler içinde farklı bedenlere yükleyip objektifine yansıtıyor. Sağular, kostüm tasarımı, fotoğraf ve kâğıt üzerine yaptığı çalışmalarla objenin gerçeklikten hayal dünyasına geçişini sağlıyor. Bu boyutta sakin bir geçiş yaratan sanatçı izleyiciyi de bulunduğu duygudan koparmıyor. Katıldığı yarışmalarda birçok başarıya imza atan ve çeşitli dergilerde eserleri yayınlanan sanatçının, ENKA Kültür Sanat Buluşmaları kapsamında gerçekleşecek “Suretlerle Sohbet” adını verdiği sergisi, 22 Kasım – 14 Aralık 2012 tarihleri arasında, saat 10:00’dan, 16:30’a kadar ENKA Dr. Clinton Vickers Sanat Galerisi’nde görülebilir

ENKA Vakfı, Sadi Gülçelik Spor Sitesi
İstinye – İstanbul

Gönderen: istanbulft | 06/12/2012

HABER / FOTOĞRAFLARLA VIDEO OLUSTURMA


Fotoğraflar İle Multımedıa Vıdeo Oluşturma

 

 

08 – 09 Aralık 2012

“Fotoğraflar ile Multimedia” bir gösterim için birden fazla biçim kullanan bir iletişim aracıdır. Kullanılan biçimlerden ikisi fotoğraf ve sestir. Bu ikilinin bir araya gelmesi ile gösteriye ait gerçeklik ve duygusal yoğunluk daha da pekişmektedir. İzleyiciye aktarılan an, fotoğrafın ve ona ait seslerin ahengi ile kuvvetli bir kompozisyon yaratmaktadır.

1. Oturum 8 Aralık 2012 / Cumartesi / 12:00 – 16:00

Multimedia fotoğraf projesinin genel tanımı ve konu seçimi.
Multimedia fotoğraf projelerinden örneklerin izlenmesi.
Ses kayıt cihazları ve kurgu/montaj programlarının genel tanımı. (Adobe Premiere)
Ses kayıt teknikleri, püf noktaları, kayıt edilen seslerin işlenmesi. (Adobe Soundbooth)

2. Oturum 9 Aralık 2012 / Pazar / 12:00 – 16:00

Fotoğrafların seçilmesi ve kurgu/montaj için hazır hale getirilmesi.
Video oluşumunda fotoğrafların kurgulanması ve montajlanması.
Hazırlanan fotoğraf ve ses kayıtlarının bir araya getirilmesi.
Videonun sunum için hazır hale getirilmesi.

Yücel Zorlu
1981 yılında İstanbul’da doğdu. Üniversite öğrenimini Marmara Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünde tamamladı. Fotoğrafçılık kariyerine 2001 yılında üniversite fotoğrafçılık kulübünde başladı. Okul sonrasında foto muhabiri ve fotoğraf editörü olarak çalışmalarına devam etti. Şu an kendi kurduğu Zorlu Fotoğraf Ajansında (www.zorluphotoagency.com) hem profesyonel hem de sanatsal projelerine devam etmektedir.

 

 


eczane-kart-arka2

Gönderen: istanbulft | 03/12/2012

HABER / SERGI


Özkan Samioğlu’nun “Bir İstanbul Hanımefendisi NECLA HANIM TEYZE” ve Erkan Yurt’un “DUBAİ – Sermayenin Yarattığı Ülke” isimli fotoğraf sergileri 08 Aralık 2012 saat 16:00′da B.Çekmece AKM Sergi Salonunda sergilenecektir.

Tüm üyelerimiz davetlidir.

Fotoğraf ve Sinema dolu günler dileriz. Yönetim Kurulu


Foto Kitap: ”Fotoğraf Düşünüyorum Gözlerim Açık’

 

Fotoğrafı sadece bir görüntü olmaktan çıkaran unsur, ona ait “kültür”dür. Fotoğrafın kültürü, pratiğe yön veren teori, deneyimler, bakışlar ve bunların yazılı hale gelmesidir. Bu alan, batıda da doğuda da çok zengin. Bir de ülkemizi düşünelim. Fotoğrafın yaratıcılığını ve üretkenliğini kamçılayan bilgidir. O kuramsal bilgidir ki, fotoğrafı görüntünün hiçliğinden çıkarıp, yükseltir. O bilgidir ki, fotoğrafları bir virtiöz becerisiyle başka bir kulvara sokar. Fotoğrafın sanat ortamında kuram olmazsa, ortaya çıkan ürün kesik kanatlı kuş gibi uçamaz. Evet, fotoğrafımız çok yönlü gelişiyor. Her yeri kamera sardı. Sergi, gösteriler, yarışmalar, birbirini izliyor. Birçok periyodik yayın var. Hem basılıyor, hem de artık sanal alemde izlenebiliyor. Fotoğrafta eğitim, pek çok Güzel Sanatlar Fakültesinde yerini aldı. Fotoğraf merkezleri, galerileri çoğalıyor, derneklerin sayısı kırkı aştı. Bu liste daha da zenginleştirilebilir. Neresinden baksanız fotoğrafta bir kıpırtı olduğu ortada. Özelde yalnız fotoğraf üretmekle kalmaz, sanata dair düşünerek okur, yeniden okur, analiz eder ve birşeyleri bir kenara not eder, yazarım. Sizlerle paylaştığım yazılar, ülke fotoğrafının düşünce kervanına katılan yeni emeklerimdir. Yeni ve yayınlanmış yazılarımdan oluşuyor. (Arka Kapak)
Yazar: Gültekin Çizgen
Sayfa:251
Fotoğraf Sanatı Kitapları (2010)

 

Gönderen: istanbulft | 03/12/2012

KİTAP / ALTERNATİF FOTOĞAF


Alternatif Fotoğraf

Bu kitapta, fotoğrafın ilk bulunuş yıllarını, Niepce’nin ilk fotoğrafı nasıl çektiğini, Daguerreotype, Talbotype fotoğraf tekniklerini, Hig-Art fotoğraf akımı ve Pictorializmi, 20. Yüzyıl başlarında Yalın Fotoğraf, Fotoğrafta Soyutlama Dinamizim, Futurizm, Vortisizm’i bulacaksınız.

Ayrıca, Dadaizm, Sürrealizm, Sembolizm, Pop Art, Yeni Gerçekçilik, Kavramsal Sanat, Foto Gerçekçilik, Minimalizm, Fluxus, Performans Sanatı, Feminist Sanat, Arazi Sanatı’nda fotoğrafın yeri ve Postmodern Dönemde Fotoğraf incelemekte.

Avrupa ve Amerika’da son yıllarda gündemde olan Alternatif Baskı Teknikleri’ne ve bunlardan Geleneksel Cyanotype, Kallitype, Albümin Baskı, GumBikromat Baskı, Karbon Transfer Baskı’ya geniş bir şekilde yer verilmekte, bu tekniklerin kâğıt, kumaş ve ahşap yüzeylerdeki uygulamaları detaylı bir şekilde incelenmektedir.

Yazarın 2007 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nda yapmış olduğu Yüksek Lisans eğitimindeki “Eski Fotografik Baskı Yöntemlerinin Farklı Yüzeylerdeki Etkileri” konulu tez çalışmasına genişletilerek yer verilmektedir.

Sayfa:154

 

 
Türk Nikon Blog üzerinde yayınlanan yazılardan derlenerek oluşturulan Türk Nikon Dergisi 2012 Aralık sayısıyla yayınlandı. Aralık sayısı derginin 2012 yılının son sayısı olması dışında yayın hayatına başlamasının da yıl dönümü özelliğini de taşıyor.
Türk Nikon Dergi Aralık sayısı dopdolu bir içerikle tam 71 sayfa… Bu sayının kapağını Nikon en son duyurmuş olduğu 24.1 milyon efektif piksel sayılı DX-format CMOS sensör, son derece hassas 39 noktalı AF sistemli Nikon D5200 süslüyor. Aralık sayısının konuk fotoğrafçısı Ümit Alper Tümen, bizleri Hindistan’a alıp götürüyor. Türk Nikon’un Facebook uygulaması olan “Ben Nikon’um” üzerinden yüklenen   fotoğraflar arasından seçilen kareler de son sayıda yer alıyor. Dergiye buradan ulaşabilirsiniz.
 
 

1.Sebahattin Özveren
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) işbirliğinde ‘İstanbul 2012 Avrupa Spor Başkenti’ etkinlikleri kapsamında düzenlenen “İstanbul’da Sporun Renkleri” konulu fotoğraf yarışması sonuçlandı. Yarışma sonucunda Sebahattin Özveren birinciliğe layık görülürken, Mehmet Serhat Gürsoy ikinci, Metin Ekinci ise 3. oldu. Ayrıca seçilen 40 fotoğraf da sergilenmeye hak kazandı.
2012 Avrupa Spor Başkenti etkinlikleri kapsamında İstanbul’da düzenlenen ve büyük ilgi gören spor fotoğrafları yarışması sonuçları belli oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) işbirliğinde organize edilen ‘İstanbul’da Sporun Renkleri’ konulu fotoğraf yarışmasına 179 katılımcı ve 662 eser katıldı. Sporun farklı renkleri ve biçimleri ile nice ayrıntı ve güzelliği gün yüzüne çıkarmayı amaçlayan yarışma, İstanbul’da geçmişi çok uzun bir döneme uzanan spor tarihimize, kültürel ve entelektüel bir sermaye kazandırılması hedefiyle gerçekleştirildi.  Yarışmada, Olimpik değerlerin (başarma azmi, fair play, toplumsal duyarlılık, düzenli egzersiz) yanı sıra centilmenlik, dostluk, takım ruhu, coşku, kazanma azmi gibi konuların yarattığı duyguları içeren kadrajlar yarışma konusu içerisinde yer aldı.
2.Mehmet Serhat Gürsoy
Her türlü spor müsabakasının ve bu müsabakalar sırasındaki sahanın ve izleyicilerin spor ruhunu yaşatan anlarından kesitler ile İstanbulluların günlük hayatlarında spora ilişkin gerçekleştirdikleri tüm faaliyetleri betimleyen fotoğraflar da yarışma konusuna dahil edildi.
İstanbul’da düzenlenen ulusal ve uluslararası organizasyonların yanı sıra spora dair her fotoğrafın değerlendirildiği toplantıda Sebahattin Özveren’in eseri birinciliğe layık görüldü. Sebahattin Özveren birincilik ödülü olarak 3 bin TL’nin sahibi oldu. Mehmet Serhat Gürsoy’un eseri juri oylamasıyla ikinci olurken 2 bin TL’lik ödüle hak kazandı. Metin Ekinci’nin fotoğraf karesi ise 3. eser olarak belirlendi. Metin Ekinci de bin TL’lik ödül kazandı. Ayrıca yarışmada değerlendirilmeye hak kazanan 40 eser de 100 TL’lik mansiyon ödülüne hak kazandı.
2. Mehmet Ekinci
Yarışma sonuçları ile ilgili detaylı bilgi www.ibb.gov.tr internet sitesinde bulunan ‘Fotoğraf Yarışması’ linkinden ve http://www.belnet.com.tr/yarisma/index.html  internet adreslerinde. İstanbul’da düzenlenen ulusal ve uluslararası organizasyonların yanı sıra spora dair her fotoğrafın değerlendirildiği toplantıda Sebahattin Özveren’in eseri birinciliğe layık görüldü. Sebahattin Özveren birincilik ödülü olarak 3 bin TL’nin sahibi oldu. Mehmet Serhat Gürsoy’un eseri juri oylamasıyla ikinci olurken 2 bin TL’lik ödüle hak kazandı. Metin Ekinci’nin fotoğraf karesi ise 3. eser olarak belirlendi. Metin Ekinci de bin TL’lik ödül kazandı. Ayrıca yarışmada değerlendirilmeye hak kazanan 40 eser de 100 TL’lik mansiyon ödülüne hak kazandı.
5 Ağustos 2012 – 19 Kasım 2012 tarihleri arasında düzenlenen yarışma sonucunda 24 Kasım Cumartesi günü juri toplantısı gerçekleştirildi. Saat 11.00’de İFSAK Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda 179 katılımcının 662 eseri değerlendirmeye tabi tutuldu. İlk elemede ‘1 evet’ oyu alan eserlerden 194 adedi ikinci tura geçti. İkinci turda ‘2 evet’  oyu alan 86 eser üçüncü tura kaldı. Üçüncü turda 3 evet oyu alan 49 eser sergileme turuna kalmaya hak kazandı. Bu turda 4 evet oyu alan 43 eser yarı final turuna kaldı. Beşinci turda juriden 5 oy alan 7 eser final turuna geçti. Gizli puanlama türünde yapılan final turu sonrası ilk 3’e giren fotoğraflar seçildi.
Gönderen: istanbulft | 28/11/2012

DUYURU / DAVET


Degerli Arkadaslar,

4 Aralik Sali aksami 19:30’da Galata Dernegi’nde toplaniyoruz ve Tulin arkadasimizin yeni cikan kitabinin imza gününü gerceklestiriyoruz.

Bu kez toplantiya sadece üyelerimiz degil tüm fotograf dostlari davetli.

Genis bir katilim icin, duyuruya yardimci olursaniz sevinirim.

Sali aksami görüsmek üzere, selamlar, sevgiler.

Ibrahim Göksungur

.

Galata’da, GALATA DERNEGİ ve FOTOGEN isbirligiyle yürütülen fotograf etkinlikleri, yeni sezona FOTOGEN üyesi Tülin Dizdaroglu’nun yeni yayınlanan kitabi ALTERNATIF FOTOGRAF kitabi üzerine söylesisi ve imza günü ile basliyor.

4 Aralık Salı aksami 19:30 da Tülin Dizdaroglu, önce kitabını tanıtan bir söylesi yapacak, kitabinda kullandigi örnek fotograflari ve ülkemizde pek bilinmeyen baski tekniklerini anlatacak, daha sonra da isteyen okurlara kitaplarini imzalayacak.Tülin DİZDAROĞLU

Sinop doğumlu,1972 yılında İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi ve İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulunu bitirdi. Devlet liselerinde ve özel dershanelerde kimya öğretmenliği yaptı. 2006 da ” ÖSS Kimya” ve “ÖSS’ye Hazırlık ve Okula Yardımcı Kimya II”  adlı iki kimya kitabı hazırladı.2007 de Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Fotoğraf Ana Sanat Dalında

“ Eski Fotografik Baskı Yöntemlerinin Farklı Yüzeylerdeki Etkisi ”  konulu tezini vererek Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.

İlki 1993 yılında olmak üzere 5 kişisel fotoğraf sergisi açtı. Bu sergiler sırasıyla; “ Emekçi Kadınlar” , “Anadolu Kadını” ( önce renkli daha sonraki yıllarda siyah beyaz) , ” Ketendere’de Yaşam”  ve      “Son Kağnılar” dır.  Bu sergiler İstanbul’da ve Anadolu’nun birçok ilinde 30 yakın sergi salonunda tekrarlandı. Yurtiçi ve yurtdışı karma sergilere katıldı.

“Anadolu Kadını”,  “Kaçkarlar”,  “Ketendere’de Yaşam” , ”Çiçeklerim”, “Harran’ın Dünü, Bugünü Ve Yarını”,”Son Kağnılar”, “Haydarpaşa”  konulu fotoğraf gösterileri hazırladı. Fotoğraf yarışmalarında aldığı pek çok ödülün yanı sıra 2000 yılında Şinasi Barutçu Kupası’nı da almaya hak kazandı. Jüri üyeliklerinde bulundu. İFSAK, SİFAD ve FOTOGEN üyesi. Fotoğraf Dergisi, Cumhuriyet Dergi, Skylife, Gezi Travel, Marie Claire, Beaute, Cornucopia, Country Homes ve www.fotografya.gen.tr de yazı ve fotoğrafları yayınlandı.

Alternatif Fotoğraf

Bu kitapta, fotoğrafın ilk bulunuş yıllarını, Niepce’nin ilk fotoğrafı nasıl çektiğini, Daguerreotype, Talbotype fotoğraf tekniklerini, Hig-Art fotoğraf akımı ve Pictorializmi, 20. Yüzyıl başlarında Yalın Fotoğraf, Fotoğrafta Soyutlama Dinamizim, Futurizm, Vortisizm’i bulacaksınız.

Ayrıca, Dadaizm, Sürrealizm, Sembolizm, Pop Art, Yeni Gerçekçilik, Kavramsal Sanat, Foto Gerçekçilik, Minimalizm, Fluxus, Performans Sanatı, Feminist Sanat, Arazi Sanatı’nda fotoğrafın yeri ve Postmodern Dönemde Fotoğraf incelemekte.

Avrupa ve Amerika’da son yıllarda gündemde olan Alternatif Baskı Teknikleri’ne ve bunlardan Geleneksel Cyanotype, Kallitype, Albümin Baskı, GumBikromat Baskı, Karbon Transfer Baskı’ya geniş bir şekilde yer verilmekte, bu tekniklerin kâğıt, kumaş ve ahşap yüzeylerdeki uygulamaları detaylı bir şekilde incelenmektedir.

Yazarın 2007 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nda yapmış olduğu Yüksek Lisans eğitimindeki “Eski Fotografik Baskı Yöntemlerinin Farklı Yüzeylerdeki Etkileri” konulu tez çalışmasına genişletilerek yer verilmektedir.

Sayfa Sayısı: 154
Dili: Türkçe
Yayınevi: 
Sokak Kitapları Yayınları

 

 

Gönderen: istanbulft | 26/11/2012

SERGİLER


Yapay Manzaralar Fotoğraf Sergisi İstanbul Fotoğraf Müzesi’ndePosted: 24 Nov 2012 07:59 PM PST

Photo Edition Berlin’den Gunther Dietrich’in küratörlüğünü yaptığı “Yapay Manzaralar” sergisi uluslararası alanda faaliyet gösteren üç sanatçının “yapay manzaralar” konusunda çarpıcı ve kısmen de radikal pozisyonlarını gösteriyor.
İspanyol fotoğraf sanatçısı Joan Fontcuberta, kültürel-ikonografik eserleri melankolik bir güzelliğe sahip özgül manzaralara dönüştürmek için askeri amaçlarla geliştirilmiş yazılımlar kullanıyor.
Alman sanatçı Nikolaus von Wolff, geleneksel kolaj tekniklerini radikal bir şekilde geliştirerek kendi fotoğraflarının minik parçalarını kullanıyor ve bu şekilde çok ayrıntılı ve aynı zamanda dışavurumcu bir vuruculuk içeren dijital tablolar yaratıyor.
Çinli sanatçı Sun Ji 2008 yılında gerçekleştirdiği “Memory City” adlı dizisinde, doğduğu kent olan Şanghay’a ütopik ve eleştirel bir gözle bakıyor. İşlevsel mimari yaklaşımıyla yapılmış ve bugün artık var olmayan yapıları gri renkli anılara, nostaljik reflekslere ve kentsel deneylere tercüme ediyor.
İstanbul Fotoğraf Müzesi
Şehsuvar Bey Mah. Kadırga Liman Cad.
No:60 Kadırga – Fatih/ İstanbul
Yiğit Uygur’da ”Zamansız” FotoğraflarPosted: 24 Nov 2012 07:46 PM PST

Fotoğraf sanatçısı Yiğit Uygur’un ‘’Zamansız’’ başlığı altında topladığı ve farklı tekniklerle meydana getirdiği figüratif çalışmalar, Contemporary İstanbul ile eş zamanlı olarak, Beyoğlu Nuru Ziya Art Galeride 20 Aralık tarihine kadar görülebilecek. (20 Kasım – 20 Aralık)
Klasik Dönem resimlerden öykünen 20 fotoğraftan oluşan ‘’Zamansız’’başlıklı sergide dijital manipülasyondan çok doğal efektlerden yararlanmış. Eski ayna ve kirli camların ardından çekilmiş fotoğrafların bazılarında ise Yiğit Uygur, dijital tekstür uygulaması kullanmış.
 Bireysel ve ikili resim sergileri açan Yiğit Uygur, karma ve enstalasyon sergilerine katıldı. Müzisyen kimliğiyle gitar, perküsyon ve ideofonik çalgılar üzerine çalıştı. Çeşitli gazete, dergi ve web sitelerinde felsefe ve sosyoloji konulu makaleleri yayımlandı. Radyo yöneticiliği, gazete ve dergilerde genel yayın yönetmenliği, editörlük, köşe yazarlığı, foto muhabirliği, gazetecilik ve yayıncılık yaptı. Her zaman bağımsız gazeteci kimliğiyle çalışan Uygur gazeteciliğin dışında foto muhabiri ve tanıtım fotoğrafçısı olarak çalışmakta.
Yeni Çarşı Cad. Nur-u Ziya Sok. No:33
Beyoğlu-İstanbul / Türkiye
İzzet Keribar ve Leon Keribar’ın Sergileri İstanbul Fotoğraf Müzesi’ndePosted: 24 Nov 2012 07:18 PM PST

Usta fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar’ın “Küba” sergisi ile yaz aylarında kaybettiğimiz Türk amatör fotoğrafının öncülerinden Leon Keribar’ın retrospektif sergisi İstanbul Fotoğraf Müzesi’nde.




İstanbul Fotoğraf Müzesi
Şehsuvar Bey Mah. Kadırga Liman Cad.
No:60 Kadırga – Fatih/ İstanbul
Rıza Erdeğirmenci’nin ”Müzelerden İnsan Manzaraları” Sergisi İFSAK’taPosted: 24 Nov 2012 06:54 PM PST

Müzelerden İnsan Manzaraları (01-21 Aralık)
On değişik ülkede yirmi iki farklı müzeyi kapsayan, Houston’daki NASA müzesinden Bodrum’daki Sualtı müzesine kadar uzanan bu çalışma; aklıma takılan basit bir soruyla başladı : ‘İnsanlar müzelerde nasıl davranırlar, müzelere niye giderler’
Üç yıla yakın bir sürede çekilen birkaç bin kareyi incelediğimde, çeşitli insan manzaraları ile karşılaştım. Bakın kimler vardı benim müzelerimde.
- Buraya kadar gelmişken bir de müze gezelim bari diyen turistler,
- Tüm saflıklarıyla koşuşturan çocuklar,
- Sanat eğitimini müzede sürdüren çalışkanlar,
- Yaşlı, genç illa ki bir şeyler öğrenmeye çalışan meraklılar,
- Size basit görünen bir eseri dakikalarca durup inceleyenler,
- Eserlere Sanatçılarla boy ölçüşen bir edayla bakan iddialılar,
- Sadece ‘ünlü’ eserleri görüp, diğerlerini pas geçen aceleciler,
- Ayakkabı ya da saç modelini gösteren tablolar karşısında takılmadan duramayan kadınlar,
- Her ortamda olduğu gibi müzede de hayatın tadını çıkaranlar , yanısıra huzursuz bir şekilde etrafı kollayanlar
- Orada da  yalnızlığını yaşayanlar
- Müzede bile cep telefonundan ayrılamayanlar,
- Alışveriş yaparak ya da karnını doyurarak günlük hayata devam edenler,
- Hiç de güvenlikçi olmayan güvenlik görevlileri
- Çalışmak zorunda olan işçiler, memurlar,
- Ve tabi ki muzip fotografik malzemeleri vermeyi ihmal etmeyen, hepimizin sevdiği o ‘Şeker İnsanlar’
Bu gördüklerimi sizlerle paylaşmak üzere 63 fotoğraftan oluşan bir sergi hazırladık. Dünyanın çeşitli ülkelerinden karşınıza gelen ve hiç tanımadığınız bu insanları, eminim ki siz benden farklı bir gözle değerlendireceksiniz. Fotoğrafın güzelliği de burada değil mi zaten !
Başka sergilerde buluşmak üzere………
Rıza Erdeğirmenci
İFSAK Alt Kat Sergi Salonu
Adres:İstiklal Cad. Ayhan Işık Sok. No:32/2 34433 Beyoğlu / İstanbul

  ”Seyit Ali AK ANISINA” Fotograf Sergisi ve Gösterisi EFSA’da

“Seyit Ali AK ANISINA” Fotograf Sergisi  ve

” İyi Geceler İstanbul” gösterisinin 16.Durağı EFSA – İzmir de

Açılış, Kokteyl ve Gösteri : 15 Kasım 2012 Perşembe saat 18:30

Tarih  : 15 Kasım  – 25 Kasım 2012

Yer    : Karşıyaka Belediyesi Hamza Rüstem Fotoğraf Evi

6522 Sokak No:8 Yalı Mah. Karşıyaka / İZMİR

Ziyaret Saatleri : 09.00-12.00 / 13.00-18.00 (Pazartesi günleri kapalı)                                                     

“Seyit Ali AK ANISINA” Sergisi ve “İyi Geceler İstanbul” gösterisi :

Seyit Ali AK’ın Türk Fotoğrafına ve özellikle Türk Fotoğraf Tarihine katkılarını hatırlatmak ve kendisini anmak için; kuratörlüğünü Hasan Daşdemir’in yaptığı “Seyit Ali AK ANISINA” sergisi, 1980 öncesi çekilmiş siyah beyaz projelerinden derlenmiş 16 ve yine son dönem renkli projelerinden derlenmiş 14 olmak üzere toplam 30 fotoğraftan oluşturulmuştur. Sergi iki yıl boyunca Türkiyedeki fotoğraf derneklerini dolaşmak üzere 21 Şubat 2009 tarihinde istanbul’dan yola çıkmıştır. Sırasıyla Seyit Ali AK’i İFSAK-İstanbul, BASAF-Balıkesir, EFOD-Edirne, FSK-Ankara, AFAD-Adana, FOTOFORUM-Trabzon, KONFAD-Konya, AFSAD-ANKARA, FOTOSEL-Konya, BUFSAD-Bursa, İFOD-İzmir, KASK-Kocaeli, SAGÜSAD-Sakarya, Photoworld-İstanbul, BODFAD-Bodrum, ve 16.durağı olan EFSA-İzmir ‘da anılıyor. Seyit Ali AK’ın fotograf projelerini, kitaplarını ve kendisi hakkında daha fazla bilgiyi fotograf.net‘in hazırladığı ve kendi adını taşıyan www.seyitaliak.com adlı web sitesinde görülebilir.

 

Seyit Ali AK ( 1947 – 2009) ESFIAP

1947 yılında İstanbul’da doğdu. Askerlik görevini fotoğrafçı olarak yaptı. 1973-1978 yıllarında İstanbul’da bir renkli fotoğraf laboratuvarında teknisyen olarak çalıştı. 22 Nisan 1977′de İFSAK’a üye oldu. Yüzyıllık dönemi kapsayan Türkçe Fotoğraf yayınları (1977), Osmanlı Dönemi Fotoğraf koleksiyonu (1982), Fotoğraf Afişleri (1986) sergilerinin yanı sıra Otomobiller (T. TAŞÖZ ile ortak, 1980), Palyaço (1982) ve Sanatçı Portreleri (1984) gibi konulu fotoğraf sergileri açtı. Cumhuriyet, Hürriyet gazeteleri ile Sanat Olayı, Gösteri, Milliyet Sanat, İFSAK, AFSAD, REFO Fotoğraf Sanatı dergisinde, çeşitli eleştiri, araştırma ve biyografi yazıları yayınlandı. 1985 yılında fotoğraf sanatının yurdumuzda köklendirmesine, yaygınlaşmasına ön ayak olmuş kadroyu yapıtlarıyla tanıtma amacına yönelik Ustalar başlıklı derleme dizisini sergililedi ve 1996 yılında toplu katalog yayınlandı. 1985, İFSAK ve 1998 Truva Folklor Araştırmaları derneklerinin verdikleri yılın fotoğraf ödülünü almıştır.

Fotoğraf ve Sinema dolu günler dileriz. Yönetim Kurulu

Gönderen: istanbulft | 09/11/2012

SERGİ / İZZET KERİBAR / LEON KERİBAR 1927-2012


İzzet Keribar’ın ”Küba’dan Portreler” ve Leon Keribar’ın “1927 – 2012″ isimli sergileri 

10 Kasım 2012 tarihinde saat 17:00′de
 İstanbul Fotoğraf Müzesinde


  • Adres

İstanbul Fotoğraf Müzesi
Şehsuvar Bey Mah. Kadırga Liman Cad.
No:60 Kadırga – Fatih/ İstanbul

  • Telefon

Tel 1: +(90) 212 458 88 42
Tel 2: +(90) 212 458 88 43

  • E-posta

info@istanbulfotografmuzesi.com

 


Orkestra Proje Grubu Fotoğraf Gösterisi 7 Kasım Çarşamba Günü İFSAK’ta

Posted: 05 Nov 2012 11:49 AM PST

Bu çalışma, İFSAK’ın oluşturduğu Orkestra isimli proje grubunun hazırladığı bir sergi ve gösteridir. Çalışmanın ana sergisi ise Nisan ya da Mayıs aylarında açılacaktır ve çalışmaya İncesaz Grubu tarafından da destek verilmektedir. (7 Kasım 2012 -Saat 19:00)
Projenin ana teması Anadolu müziğinin özellikle 1970’li yıllarda farklı noktalara çekilmesi ve kirlenmesiyle birlikte Türkiye müziğinde üretim yapan besteci, yorumcu ve müzik gruplarının çoğunun bu akıma ayak uydurması üzerinedir.
Birçok müzisyenin ise bu kirlenmenin karşısında durarak Anadolu’daki müziği bir yerlere taşımak adına çalışmalara imza atmak üzere yaşamlarını sürdürmeleri de göz önünde bulundurulmaktadır. Projenin bu ilk çalışmalarında özellikle müziğin özünü oluşturan müzik aletlerinin yapımlarının, müzik gruplarının farklı yerlerde verdikleri konserlerin ve sokak çalgıcılarının fotoğrafları ile birlikte kurgusal bazı fotoğraflar yer almaktadır.
Projenin ana temasını aşağıdaki, Prof Dr. Can ETİLİ’nin yazdığı “Müzikte Kirlenme” yazısının ilk iki paragrafı güzel özetlemektedir.
“Bir toplumun sosyal yapısında meydana gelen erozyonun müziğe yansıması, müzikte kirlenme olarak tanımlanabilir. Yapılan bu tanıma göre, müzikte kirlenmenin sosyal kirlenme ile başladığını söylemek mümkündür. Çünkü toplumun aile yapısında, eğitim kurumlarında, hukuk anlayışında, dilini kullanmasında, manevi değerlerinde, düşünce yapısında, örf-adet ve geleneklerine bakış açısında meydana gelen yozlaşmalar zincirinin bir halkasını da sanat anlayışındaki çözülme oluşturmaktadır.
Sanatın önemli bir dalı olan müzikte kirlenme ise, sosyal alanda kirlenme, basında kirlenme ve teknik alanda kirlenme olmak üzere üç bölüme ayrılarak incelenebilir. Buna göre, müzikte kirlenmenin teknik unsurlarını ise, melodik dokuda, ritmik yapıda, söz unsurunda ve icra şekillerinde irdelemek gerekmektedir. Türkiye’de yayınlanmakta olan müzik türleri incelendiğinde, Türk müziğinde kirlenmenin büyük boyutlarda olduğu görülmektedir”

 

Gönderen: istanbulft | 17/10/2012

İFSAK FOTOĞRAF GÜNLERİ BAŞLIYOR


İFSAK FOTOĞRAF GÜNLERİ BAŞLIYOR  SERGİ VE GÖSTERİ GÜN TARİHLERİ

Gönderen: istanbulft | 06/08/2012

FOTOĞRAF PROJELERİ


FOTOĞRAF PROJELERİ

12 Haziran 2012 / Vedat KONYALI

FOTOĞRAF PROJESİ ÇALIŞMAK ÜZERİNE

(Photography Projects)

Yazan: Vedat KONYALI

“Her proje benzersizdir ve kendi başına tanımlanmalıdır.”

Ister ticari ister amatör olsun fotoğraf projelerinin en temel ve ortak adımları belirlenen konuda ön hazırlıkların yapılması (konu ve amacın belirlenmesi/paylaşılması, araştırma, ekipman ve teknik bilgi, planlama, izinler), amaca uygun olarak çekimlerin yapılması ve planın gerektikçe revize edilmesi, ve değerlendirme (sonuçların paylaşılması ve çekimlerden görsel hikayenin oluşturulması:  seçme, eleme ve dizme, yeniden/takviye çekim) ortak süreçler olarak düşünülebilir. Fotoğraflanacak konuya bağlı olarak proje adımlarında ve her bir adımda yapılacak işlerin boyutlarında farklılıklar sözkonusu olabilir. Bazı projeler daha yoğun teknik bilgi ve ekipman gerektirebilir bir başka proje ise daha çok ön araştırma ve ilişki kurmayı gerekli kılabilir vs. Projenin türü, ilk andan itibaren gidişatı, proje içerisindeki paydaşların deneyimlerine bağlı olarak süreçlerin / adımların sıralaması ve herbirine harcanacak efor değişebilir. Dolayısı ile genel hatları ile bir fotoğraf projesinin nasıl çalışmamız gerektiği üzerine aşağıdaki tavsiyelerimi paylaşırken, konunun doğasına ve fotoğrafçının, sponsorun veya diğer paydaşların deneyim, istek ve motivasyonları doğrultusunda önerilen yöntem üzerinde zaman zaman değişiklik yapılabileceği veya yapılması gerektiği gözönünde bulundurulmalıdır. Bazen de fotoğrafçı tüm proje adımlarında tek başınadır. Aşağıdaki paylaşımlar bir belgesel fotoğraf projesinin çalışılması esas alınarak hazırlanmıştır.

Genel olarak bir fotoğraf projesi çalışılırken aşağıdaki adımlar örnek alınarak çalışmalar gerçekleştirilebilir (adımlarda özellikle sponsor bulma çalışmaları projenin her aşamasında gerçekleştirilebilir):

  1. Konu Seçimi, Amacın Belirlenmesi, ve paylaşılması,
  2. Çalışma Yönteminin belirlenmesi,
  3. Konu Hakkında Ön Araştırma yapılması,
  4. Proje Kapsamının Belirlenmesi,
  5. Proje Bildirgesi’nin hazırlanması,
  6. Proje Planının Hazırlanması,
  7. Cekim Planının Hazırlanması (Projeyi Görsel Olarak Planlayın, Görsel Çekim Planını Hazırlayın),
  8. Çekimlerin gerçekleştirilmesi (plan dışı durumlarıda dikkate alarak yapın),
  9. Çekimlerin Değerlendirilmesi: Seçim, dizgisi, eklenecekse destekleyici metnin hazırlanması, gerekiyor ise ek ve yenilme çekimlerin yapılması,
  10. Çalışmanın ürün Haline Dönüştürülmesi: sergi, albüm, gösteri hazırlama, sunum için mekanın seçimi ve düzenlenmesi vs,
  11. Kaynak Desteği / Sponsor bulunması (bu proje adımı projenin en başından son adımına kadar her evrede gerçekleştirilebilir).
  12. Projenizi çalışırken kişisel dilinizi de geliştirin.

1. Konu Seçimi / Belirleme: Seçtiğiniz konu ile ilgili şu sorulara cevap verin

  1. Neden bu konuyu fotoğraflamak istiyorum / Niçin bu konuyu fotoğraflıyorum?
  2. Bu konu hakkında neler biliyorum?
  3. Seçilen konu bir hikaye halinde kurgulanabilir mi?
  4. Seçtiğin Konu görsel olarak gerçekleştirilmesi-fotoğraf ile anlatılması mümkün mü?
  5. Kolayca ulaşılabilecek kadar yakın mı? Bazen gerekli bazen değil.
  6. Hislerinizle birlikte, kendiniz ve diger insanların merakları ve kafalarda soruların olduğu konuları fotoğraflamayı düşünebilirsiniz?

2. Çalışma Yönteminin Belirlenmesi:

  1. Temel bir çalışma disiplini oluşturun,
  2. Basit ödevler ve bol örneklerle başlayıp, yoğun fotoğrafik üretim sürecine geçin,
  3. Konu ile ilgili araştırma yapın
    1. Tarih, toplum, mimari, süreç vs hakkında
    2. Kişisel gözlem ve keşifler,
    3. Görsel hafızanızı geliştiririn,
    4. Konunuza Fotoğrafik bakışınızı geliştirin,
  4. Belgesel çalışma yapacaksanız örneğin: Maruz kalınan gerçekler içerisinde Sivil Toplumun tekrar Karşılaşması / Karşılaşmaması için önemli noktaların tespitini yapın,
  5. Doğru ilişkileri ve ilişkiler ağını kurmaya çalışın,
  6. Çekim yer(ler)inin tespitini yapın (etnik köken, mimari vs),
  7. Cekim zamanlarını planlayın,
  8. Projede Günlük Tutun,
  9. Nerede Duruyorsunuz karar verin?
  10. Çekim Yaparken KİŞİSEL DİLİNİZİ oluşturmaya özen gösterin,

3.  Konunuz ile ilgili ön araştırma yapın:

  1. Konu ile ilgili yerinde gözlem yapabilirsiniz.
  2. Konu hakkında bilgi sahibi olduğunu düşündüğünüz kişiler ile görüşebilirsiniz.
  3. Gazete, dergi, kitap ve internetten kaynak araştırması yapabilirsiniz.
  4. Sizden önce yapılmış örnek proje çalışmalarına bakabilirsiniz. Örneğin fotoröportajda      Jeff Jacobson, Paolo Pellegrini, Alex Webb, Garry Winegrand, Charles Harbutt, James Nachtway, Larry Towel  Belgeselci fotoğrafçıların çalışmalarına http://inmotion.magnumphotos.com      linkinden bakabilirsiniz.

(*) Araştırmalara gerek olduğu sürece çekimler esnasında ortaya çıkan ihtiyaçlara göre devam edilmelidir.

4. Proje Kapsamının Belirlenmesi:

Proje kapsamı proje ana çıktılarının neler olması gerektiği ve bu ana çıktıların elde edilmesi veya ulaşılması için nelerin yapılması gerektiğine karar verilmesi ile belirlenebilir.

Belirlenen proje konumuz için albüm basımının (ve/ya sergi, gösteri de projeye dahil olabilir) bir ana çıktı olarak proje hedefi olduğunu düşünelim. Albüm çalışmasının elde edilmesi için yapılması gerekenler:

  • Proje ile ilgili gereklilik ve sınırlamalar: Proje planı: zaman ve bütçe.
  • Neler kapsam dahilinde çalışılacak, neler kapsam dahilinde değil?
  • Olur ise, kapsam değişiklikleri nasıl yönetilecek?
  • Görsel hikayenin oluşturulması: Görsel hikayeyi anlatacak fotoğrafların nerede, ne zaman ve nasıl çekilecek (Çekim planı).
  • Eşlik edecek metinlerin hazırlanması.
  • Tasarım işleri…

Kapsam oluşturulurken dikkate alınmalıdır.

5. Proje Bildirgesi/Beyanı

  • Projenin amacını açıklayan,
  • Sanatçının eseri veya proje çalışması ile vermek/ paylaşmak istediği mesaji ve ortaya koyan,
  • Konu ile ilgili tespit ettiği gerçekler, düşünceleri, duygular ve temennileride kısmen veya tamemen içeren,
  • Bütün bunların sanatsal ve edebi bir dille açıklandıgı, sanatçının kendi eli, düşünce ve dilinden çıkan özet.

6.  Proje Planı:

  1. Projenin Adı: Proje konusuna verilen ad?
  2. Çeken kim(ler): Konuyu kim / kimler fotoğraflayacak?
  3. Neden: Konunun tanımı ve neden seçildiği?
  4. Ne: Konuyu fotoğraflarken hangi olaylar-durumlar-haller çekilecek?
  5. Nerede: Konunun fotoğraflanacağı mekanlar nereler?
  6. Ne zaman: çekimler hangi zamanlarda yapılacak?
  7. Nasıl: Kullanılacak fotoğraf makinesinin ve filmin türü-markası.
  8. Tahmini Süre: Çekimlerin tamamlanması için öngörülen      süre.
  9. Hedefler: Ortaya çıkacak ürünleri nasıl değerlendirmeyi düşünüyorsunuz.      Sergi, gösteri, kitap, internet, albüm…vs
  10. Bütçe: Proje için yapılacak      her türlü tahmini harcama toplamı. Sözkonusu ise proje gelirleri.
  11. İzinler

7. Çekim Planı:

  • Projenin Adı: Proje / Konunun adi?
  • Fotoğrafçı: Cekimi Yapacak olan Fotografcilar
  • Konunun Görselliği: Çekilecek konunun görsel etkisi ve atmosferi, ışık durumu, renkleri hakkında gözleme dayalı bilgi.
  • Genel Plan: Konuyu, mekanı, durumu tanımlayan genel planla çekilmiş fotoğraflar.
  • Orta Plan: Konu içindeki insanların, nesnelerin birbiriyle ilişkisini gösteren fotoğraflar.
  • Yakın Plan: Hikayenin içinde yer alan ve anlatımı destekleyen ayrıntıların fotoğrafı.
  • Detay Plan: Obje veya kompozisyon içerisinde yer alan herhangi bir unsurun çok yakından detayı.

8. Çekimlerin gerçekleştirilmesi:

  • Çekime çıkmadan önce ekipmanınızı kotrol edin, eksik ekipmanın .ek’m esnasinda b]y]k olasilikla telafisi mümkün olmayacaktir.
  • Çekimleri Çekim planına uygun olarak gerçekleştirirken sürprizlere hazırlıklı olun.
  • Çalışmanız esnasında Çekim Planına ilave edilmesi gereken ve çıkarılması gereken çekimler için notlarınızı alın ve çekimlerinizi gerçekleştirin.
  • Günlüğünüze aldığınız notlarda aynı zamanda hikayenizi de yazmaya başlayın.

9. Çekimlerin Değerlendirilmesi:

  • Seçimler hikayeye uygun olarak yapılır.
  • Seçilen fotoğraflar Story Board ‘da hikayeye uygun olarak dizgilenir.
  • Dizgi neticesinde eklenmesinde veya yenilenmesinde gerek görülen çekimlere karar verilir.
  • Eklenecekse destekleyici metin hazırlanır.

10. Çalışmanın ürün Haline Dönüştürülmesi:

  • Sergi yapılması planlanıyor ise: yer seçimi, basılacak fotoğraf adedi, boyutları ve sunum şekli, sergi yeri anlaşması, sergi yeri düzenlemeleri (asılış düzeni, giriş yazısı vs),  davetiye ve açılış hazırlıkları, sergi toplama aktiviteleri hedeflenen tarih dikkate alınarak planlanmalıdır.
  • Albüm çıkarılması düşünülüyor ise, grafik tasarım baskı yeri, baskı kalitesi (kağıt, sistem, boyut)  karar verilmelidir. Tanıtım için mekanın seçimi yapılmalıdır.
  • Gösteri yapılması düşünülüyor ise, sunum için mekanın seçimi ve düzenlenmesi, giriş konuşması ve diğer hazırlıklar yapılmalıdır.

11. Kaynak / Sponsor Desteği Bulunması:

  • Projenin ortaya çıkarması hedeflenen ürünleri ve bunları gerçekleştirilmesindeki her türlü çaba ve harcama dikkate alınarak proje bütçesi proje planı ve çekim planına paralel hazırlanmalıdır.
  • Hazırlanan bütçe proje çalışmaları süresince hem bir kontrol aracı görevı görecek hemde sponsor (dış kaynak) arayışında sponsorluk proje dosyasının oluşturulmasında gerekli bilgi ve değerleri sağlayacaktır.
  • Sponsorluk dosyasında projenin amacı, proje temel çıktıları, istenen kaynan tutarı ve yararli olacak diğer bilgi ve örneklere yerverilebilir.
  • Kaynak temini için ilgili kurum veya kişilerin seçilerek gerekli girişimlerin başlatılması biryandan girişimleri yapacak kişinin ilişkileri diğer taraftan bağımsız girişim çabalarının düzeyine ve ekonomik konjonktüre bağlı olarak gelişecektir.
  • Sponsor arayışı (bazen projenin başlangıcında hazır olabilir) projenin doğasına bağlı olarak projenin fikir aşamasından son adımına kadar her evrede gerçekleştirilebilir bir aktivitedir .

12. Kişisel Dilin Geliştirilmesi:

  1. Hangi Anda Deklanjöre Basıyorsunuz?
  2. Size ne hissettiriyor? Burada olmak Neye Benzer? ‘leri ifade edin.
  3. Detay ve Genel Bakışta : Büyük (genel) konunun küçük (dar) detayları; Küçük Konunun Büyük çalışılması
  4. Ben neyi görmüyorum? Neyi Görmem gerekiyor? sorusuna cevap arayın
  5. Kelimeleri onlar adina mı yazıyorsun? Kendi adınıza mı yazıyorsunuz? Fotoğrafınız bu bağlamda nasıl oluşacak?
  6. Filtrelerinizi kalbinizden çıkarın. Orada olun. Bulunduğunuz yerin, anın, insanın ve durumun kalbine inin.
  7. Insanlarla iletişim kurun, durumulari değerledinrin, durust ve açık iletişim kurun.
  8. Dışarıdan gelen olrak değerlendiriliyorsanız, çekime başlamadan önce insanlarla daha fazla zaman harcayin, bazen fotoğraf yuzlerce fotoğrafın sonunda gelecektir. Veya ilkinde.
  9. Makine vucut dilinizde arka planda olmali,
  10. Bazen ısrarcı olmak gerekebilir, ben buradayım ve çekeceğim.
  11. Bazı durumlarda konuşurken fark ettirilmez bir yaklaşım ve espri içinde çekmeye çalışın.
  12. Konunuza uygun ekipman ve malzeme ile calisin. Belgesel calisiyorsaniz, 28-35-50 mm  objektifler fotojurnalistik, yaşam çekimleri için idealdir. Fotoğraflarınızdaki sizsiniz? Ya geçmişten izleri veya içinde bulunduğunuz durumu yansıtırlar.
  13. Projeniz bittiğinde bütün fotoğraflarınız aynı etkide olmalı,
  14. Proje fotoğraflarınızın seçimini kendiniz dışında bir editöre yaptırın veya görüşlerini alın.
  15. Zaman zaman fotoğrafçı çevrenizle bir araya gelip fikir paylaşımında bulunun.
  16. Mekan veya Insan fotografları olsun bir butun olusturmalı,
  17. Projenin ne zaman bırakılabilecegi bilinmeli
  18. Bazen bir projeyi bitmeden bırakıp başka projeye geçmek gerekebilir, bunu yapmak sizi daha mutlu edebilir.
  19. Sponsorluklar için ilgilenecek kurum ve/ya kişi ve topluluklara sunun.
  20. Genelde sosyal, kültürel ve etnik konulardaki projeler iş yapabilir. Konsolosluk vs irtibata geçip yurtdışında serginizin açılması konusunda destek isteyebilirsiniz.

——– Örnek Proje Bildirgesi/Beyanı:———-

“Tekerlekli Tek Tasima Araci”

Büyükada’nın tekerlekli tek taşıma aracı faytonlar. Yazın sıcağından ve şehrin kalabalığından bunalan İstanbulluların fayton sefaları…

Istanbul mimarisinin en ozgun orneklerini bulabilecegimiz ada koskleri ve sokaklari arasinda kosturan faytonlar ve faytoncularin dunyasi…

Gelisen teknoloji ve degisen yasa bicimi ile gunumuzde artik nostalji araci haline gelen faytonlar…

Sonbahar ve Kış geldiğinde, ada sakinlerinin ve sevdalılarının yavaş yavaş terk ettiği Büyük Ada’da seyrek de olsa atların ayak sesleri ve faytonların tıngırtısı duyulur sadece. Faytoncular için yaşam Fayton Meydanı’nda kahvelerde çay ve simit eşliğinde sohbetlerle yolcu beklemeye dönüşür. Fayton Meydanı, adada faytona binecek yolcuların ilk durağıdır, faytoncuların, nalbantların, tedarikçilerinin, samanlarda büyük bir iştahla tane arayan güvercinlerin… dünyası’dır.

Mevsimsel olarak çalışan faytoncular, atların bulunduğu ahırlarda yatar çoğunlukla. Ahırların bulunduğu Maden’i yuva yapmışlardır kimileri, burada kalır, burada yer içerler ve eğlenirler akşamları.

Adanın eski çöplük alanına (Maden) kurulan ahırlar yağmur yağdığında çamur deryasına dönerek yaşamı zorlaşır. Şimdilerde yeni yerlerine geçme bekleyişinde olan faytoncular için yeni bir dönemin başlayacağı muhakkak gibi görünüyor…

——— Örnek Proje Planı:———–

  1. Projenin  Adı: Tekerlekli Tek Tasima Araci
  2. Çeken kim(ler): Vedat Konyali / Salih Zeki Ilban
  3. Neden: Kaybolmakta Olan Meslek, gunimuzdeki nadir orneklerden yasam gercekleri ile aktarimi.
  4. Ne Konuyu fotoğraflarken hangi olaylar-durumlar-haller çekilecek?: Arka Planda kendi yasamlari, Fayton Meydaninda Musteri ve yan sektorleri, Adanin icerisindeki konumu, Faytiola gezmek neye benzer? Mevsimsel degisikliklerde Faytoncularin durumu, Sorunlar.
  5. Nerede: Fayton Meydani, Maden (eski ahirlar ve yasam), Park alani (yeni yerlesimve ahirlar) , Ada ici yollarda.
  6. Ne zaman: Her Mevsim (ozellikle yuksek ve dusuk sezon), gunluk arka plan yasamda sabah ve aksam saatleri. Yolcular adaya      gelip kuyduk olusturunca, Gun icinde diger sektorler.
  7. Nasıl: Kullanılacak fotoğraf makinesinin / Lens diger ekipman ve Malzeme: EOS 5D,16-35, 28-135 ve 70-200mm Lens, Yuksek kapasite hafiza kartlari, Storage Unit, Polarize Filtre, ic mekan icin flas.
  8. Tahmini Süre: 1 Yil.
  9. Hedefler: Ortaya çıkacak ürünleri nasıl değerlendirmeyi düşünüyorsunuz. Sergi (Buyukada da, Istanbulda ve TR nin degisik yerlerinde), Yurtdisinda, Album, WEB Sergi.
  10. Bütçe:
  11. İzinler:

——— Örnek Proje Çekim Planı:——–

Projenin Adı: Tekerlekli Tek Taşıma Aracı

Fotoğrafçı: Çekim Yapacak Fotoğrafçılar,

Konunun Görselliği: Faytoncularin iş ve arka plan yasam dunyası ve mekanlar, Atlar, Fayton işinin döndüğü Fayton Meydanı ve bu meydanın etrafındaki dünya (nalbant, kahveler, yemci, kule sorumlusu…) Akşam servisten dönen atların çözümü, yemek yeme, kahvede sosyal ortam. Sabah Uyanış ve sıradan işler, kahvaltı. Sabah vapurun gelişi ile Fayton Kuyruğu ve meydanın hareketlenmesi, Adada gezinen faytonlar. Fayton Park Alanı, fayton tamircisi…

Çekim Planı:

Genel Plan: Fayton Meydaninin Kuleden genel goruntuleri. Maden alaninin yamactan cekimi. Fayton Park alaninin tepedeki asfalt yoldan cekimi.

Orta Plan: Faytoncunun yem almasi, atlara yem vermesi ve sulamasi, faytoncularin birbirleri ile iliskileri, Kahvehanelere oturup musteri bekleyen faytoncular, siraya gecirme konusunda kule sorumlusu calisma mekani, sirada bekleyen-yolcu alan-dolastiran faytoncular, nalbant isini yaparken.

Yakın Plan: Kirbac-At-Plaka ve sus kombinasyonu, at ayaklari- tekerlekler-insan ayaklari, guvercin ve yem torbalari, arabaci portreleri

Detay Plan: Ayak basma yeri, oturaklar, kenar susleri, nal, ayna ve yansimasi.

___________________________________________

Gönderen: istanbulft | 06/08/2012

SOYUT FOTOĞRAF – 2: YARATICI YAKLAŞIM


05 Ağustos  2012 / Vedat KONYALI

Fotoğraf çok değişik biçim ve tarzlara bürünebilir, birçoğu belgesel veya fine art (güzel sanat) sınıflandırlamalrından birisine girer. Amacı izleyeni bilgilendirmekten daha çok etkilemek ve uyandırmakolan bir görsel ifade biçimi olan soyut fotoğrafı fine art sınıfına koyabılırız.

Soyut fotoğraflar çekerken ve soyut anlatım biçimimizi geliştirirken aşağıdaki önerileri kullanabiliriz:

  • Her ne zaman soyut fotoğraf çekmeye yönelirsek, konudan içgüdüsel olarak etkilendiğinizi düşünün – konu ile ilgili bazı şeyler gözünüze takıldı ve sizi içine çekti.
  • Konuya duygusal yaklaşın ve duygusal tepki gösterin, niçin onun tarafından etkilendiniz ve sizin nasıl hissetmenize ve ne hissetmeniza neden olduğunu değerlendirin. Bu size konuyu nasıl fotoğraflayacağınız konusunda bilgi verecektir.
  • Konu ile zaman geçirin, kutunun dışından bakın ve gerçekte ona hiç yaklaşmayacağınız şekilde yaklaşın, farklı açılardan ve genel amacına bakmaksızın.
  • Konunuzun potansiyelini ortaya çıkarmak için farklı çekim hızları ve diyafram değerleri deneyin.
  • Çektiğiniz fotoğrafı güçlendirmek için konunun hangi unsurlarını kullanacağınızı değerlendirin.
  • Hayal gücünüzü kullanın, konunun gerçek konumu hakkında düşünmeyi bir kenara bırakın, fotoğrafın daha önceki tüm peşin hükümlerini bir unutun ve yaratıcı olun.
  • Konuyu bir sanatsal vasıta olarak düşünün, kendinizi sanatsal olarak ifade edebileceğiniz boş bir tuvale sahipmişsiniz gibi.
  • Şimdi konunuzdaki özellikler ve detayları – çizgiler, doku, renk ve biçim – en geniş bir biçimde ortaya çıkarma zamanıdır.

Esaslar

Soyut fotoğrafın üç temel öğesi biçim, renk ve çizgilerdir (bu üç unsura kimi zaman doku ve/ya desen de eşlik eder). Bir soyut fotoğrafçı bu unsurlar açısından görmeyi ve düşünmeyi öğrenir.

  • Biçim

Biçim bir görsel içindeki nesnelerin çekline karşılık gelir. Biçim bir görselin özünü oluştururken, çizgiler ve renk ıse onu güçlendirir. Bu nedenledir ki, iyi bir soyut fotoğraf iyi bir biçimle başlamalıdır. Bu hoşa giden, ilginç ve/ya dinamik biçimlerin seçimi ile başarılabilir.

Burada aşağıdakileri hatırlamakta fayda var:

  • Soyut fotoğraf içgüdüsel bir sanat biçimidir.
  • İnsanlar soyut fotoğraf ile mantıksal değil, duygusal etkileçime girerler.
  • Bu nedenledir ki, bir fotoğrafçı biçime duygusal etkileşimi yaratacak şekilde yaklaşmalıdır.

Konunun hangi özelliklerini kullanmak istediğinizi bir düşünün – çok düz ve sıradan mı? Bir çok çizgiye sahip ve hareket hissi yaratıyor mu veya biçimi zamanla değişen doğal bir obje mi? Görsel içinde objenin biçiminin tamamı, yoksa belirli bir kısmı üzerine mi yoğunlaşacağınıza karar verin. Aynı zamanda bu objenin tamamı veya belirlenen kısmı üzerinde çalışılabileceğiniz tanımlanabilir biçimlerin, dairelerin, üçgenlerin vs. olup olmadığına bakarak bunları avantajınız olarak değerlendirin.

  • Renk

Renk izleyicinin dikkatini çeker ve izleyicinin algılama sistemini uyarır. Renk aynı zamanda izleyicinin dikkatini belirlin bir süre boyunca tutulmasına hizmet eder. Eğer izleyicinin gözleri amaçsızca dolaşıp başka arayışlara başlar ise, renk dikkatin geri getirilmesine yardımcı olur.

Rengin kullanımlarından biriside doygun veya çarpıcı bir rengin kullanılmasıdır.  Rengin pratikte bir diğer yaygın kullanımı ise, renk kontrastını kullanma yolu ile çok dinamik görseller üretmektir.

Renk, bir soyut çekimde belkide en güçlü görsel unsurdur. Renk izleyiciyi içine çeker ve nesnenin rengi neye baktıklarına ilişkin çok hızlı bilgi verir ve varsayımlarını şekillendirir ve ruh hallerini etkiler. Rengi bir ifade biçimi ve olarak kullanmaya çalışın; renk, bir tabloda olduğu gibi, gözü etkilemede çemimlerinizi çekici hale getirecek en kolay ve en iyi vasıtadır. Unsurların özelliklerinin ön plana getirilmesinde rengi nasıl kullanacağınız üzerinde düşünün.

  • Desen/Doku ve Çizgiler/Eğriler

Konunuza tekrarlayan biçimler veya temaların var olup olmadığı açısından bakın ve bunları avantajınıza kullanın. Desenin etkisini güçlendirmek amacı ile nesne üzerinde doğrudan, simetrik ve  asimetrik bakış açılarından denemeler yapabilirsiniz. Benzer şekilde, konunun çizgilerine ve kenarlarına bakın, bunlar düz veya eğri mi, çekimin içine doğru veya ondan uzaklaşma şeklinde bir çekime önderlik ediyor mu? Göz bir çizgiyi başlangıcından bitimine kadar takip etme eğiliminde olduğundan çizgiler fotoğrafta çok etkin bir biçimde kullanılabilir.

Çizgilerin bir görsel içerisinde kullanılmasında bazı yöntemler bulunmaktadır:

  • Birincisi, çizgiler bir görseldeki temel ilgi unsuruna dikkatin yöneltilmesine yardımcı olurlar.
  • İkincisi, çizgiler görsele biraz daha fazla görülmez bir ilgi eklerler. Çizgiler, basit bir biçimde görsel içerisinde yuöuşak geçişli veya dinamik bir akış sağlar. Uygun bir biçimde kullanıldığında, izleyicinin gözlerinin çizgiler boyunca ileri ve geri dolaşacaktır. Çizgilerin soyut olmayan objeler üzerinde dikkati dağıtan bir etkisinin olması nedeni ile çizgilerin bu ikinci kullanımında, çok dikkatlice kullanılmalıdır.

Çizgiler ve doku sıklıkla birlikte kullanılır. Başarılı bir uygulamada ise, doku ana konunun en baskın özelliklerinden birisi olmalıdır. Ayrıca, doku çizgilerden herhangi birisi ile uyum içerisinde olmalıdır. Çizgiler kullanılırken dokudan uzaklaştıran aşırı güçlü, doygun veya zıt renklerden kaçınılmalıdır.

Gönderen: istanbulft | 06/08/2012

SOYUT FOTOĞRAF – 1


29 Temmuz 2012 / Vedat KONYALI

Soyut fotoğraf, detaydan daha çok renk, biçim ve çizgilerin ilkel algılamasına dayanır. Genelde, birçokfotoğrafçı fotoğrafdaki fırsatları değerlendirirken detaylar açısından düşünme eğilimindedir. Bununla birlikte soyut fotoğraf dünyayı ve bizi çevreleyen soyut fotoğraf fırsatlarını farklı bir bakış açısı ile görmemizi sağlar.

Bu yazımdan başlayarak takip edecek seri makalelerin amacı soyut fotoğraf tekniklerini ve ana konularını tartışarak aşağıdaki konulara değineceğim:

  1. Soyut fotoğrafın tanımı
  2. Niçin soyut fotoğraf?
  3. Yaratıcı yaklaşım
  4. Esaslar
  5. Kompozisyon
  6. Çıkarım sanatı
  7. Teknikler

Soyut Fotoğrafın Tanımı

Aslında soyut ve soyut fotoğrafın bir çok tanımı yapılabilir. Üzerinde anlaşılmış evrensel bir tanım olmamakla birlikte, soyut fotoğraf ile ilgili makalelerimde soyut fotoğrafın tanımı aşağıdakini içerecektir:

  • Soyut fotoğraf konuyu kolaylıkla kavranabilir bir biçimde sunmaz,
  • Soyut fotoğraf görselin detayından daha çok ve öncelikle biçim, renk ve çizgiler yolu ile açıklamada bulunur.

Soyut görsellere bakarken beyinin mantıksal süreçleri daha az baskı altındadır. Zıtlıkla, izleyenin tepkisi daha çok içgüdüseldir. Soyut fotoğraf, öncelikle izleyicinin duyguları ile etkileşime girer. Soyut fotoğraf insanların duygusal sisteminin mantıksal sisteminden daha güçlü olduğu gerçeğinden faydalanır.

Ayrıca, biçim, renk ve çizgiler üzerindeki vurgu insanın algılama sisteminden güçlü tepkileri açığa çıkarır. Örneğin, insanın görme sistemi kırmızı gıbı bazı renler ile sarı – mavi gibi renk kontrastına çok daha güçlü ve hızlı cevap verir. Benzer şekilde, beyinin belirli bölümleri biçim ve çizgilere yanıt vermeye programlanmıştır. İyi tasarlanmış bir soyut fotoğraf insanın algılama, mantık ve duygusal sistemleri ile ve görseller arasındaki ahenk oluşturarak çok güçlü etkilere sahip olacaktır.

Yukarıdaki tanım ana konunun tanınabilir olup olmaması ile ilgili bir açıklamada bulunmamaktadır. Bazen izleyici neye baktığını veya neyin fotoğraflanmış olduğunu açıklayamaz.

Niçin Soyut Fotoğraf?

Soyut fotoğraf için aşağıdaki grekçeleri sayabiliriz:

  • Soyut fotoğraflar çok güçlü olabilir.
  • Soyut fotoğraflar hemen heryerde yaratılabilir.
Gönderen: istanbulft | 06/06/2012

23. GALATA ŞENLİĞİ BAŞLIYOR


23.GALATA ŞENLİĞİ,

GALATA DERNEĞİ TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN ŞENLİK PROGRAMINA

GALATA DERNEĞİ  BU LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ..

Gönderen: istanbulft | 02/05/2012

“Beyoğlu rehberi.”


“Beyoğlu rehberi.”

Muhtemelen Taksim Meydanı’na otobüsle geleceksiniz, ve meydanda ki duraklarda ineceksiniz.

Ayağınızı bastığınız ilk yerin birkaç metre altında, birbirine karışmış onlarca insan kemiğini, sevgilinizle beraber kolkola düşlemek pek hoş olmayabilir.

Ama düşleseniz iyi olur, çünkü burası eskiden büyük bir mezarlıkmış, büyük olduğu içinde Büyük Mezarlık denirmiş zaten.

Şimdi etrafınıza şöyle bir bakın.
Taksim denilen o koca meydanın ölümle içiçe olan silüetini görebildiniz mi?

İstiklal Caddesi gibi hayat dolu bir mekana ölümle başlamak belki çok tuhaf.

Ama hayat bu işte.
Kocaman bir tezat.
Biraz kafanızı kaldırın.
Göğe doğru bakın,

Görkemli bir kubbesi olan, büyük bir kilise göreceksiniz.
Bu kilise yanına gitmeden, içine girmeden sadece olduğunuz yerden bile çok şeyler söyler. Adı, kubbesi ve kubbesinin altında ki pencerelerin sayıları şifrelenmiş gibidir.
Eğer bu kilisenin şifrelerini merak ediyorsanız buraya bakın:
http://www.biristanbulhayali.com/kutsal-uclu

Biraz yürüyün şimdi.

İstiklal Caddesi’nin girişinde sağda çeşmeye benzer altıgen bir yapı göreceksiniz.
Taksim Meydanı’na adını veren yapı bu işte.
Buradaki su deposunda bulunan suları civar semtlere taksim eden yani dağıtan yapı bu. Şimdi bunun romantizmle ne alakası var diyorsanız, var efendim hemde çok.
Yapının üzerine bakın iki küçük kuş yuvası göreceksiniz.
Şöyle biraz bakın ağzını anasına açmış, yem bekleyen yavrular göreceksiniz. “aaa ne kadar da sevimli” deyip bir detayı yakalamanın sevinciyle, sevgilinize şirin gözükmeniz elinizde.
Hele bir de yeniyseniz,şirin görünmeniz özellikle tavsiye edilir.
Hatta bu yuvalara bakarak demokrat bir reklam bile yapmak mümkün. Çünkü bu yuvalarda ki henüz uçamayan yavrular, polislerin demokratik haklarını savunmak için gösteri yapan eylemcileri dağıtmak için, sıktıkları biber gazlarından çokça zehirlenip ölmüşlerdir.

Hemen ilerde de sağ da tek katlı bir yapıdan oluşan Fransız Kültür Merkezi var.
Vakt-i zamanında Veba hastanesi olarak yapılmış, dolayısıyla vebayla ve ölümle karışık bir geçmişi var. Detayı şurada: Kara ölümün hastanesi
http://www.biristanbulhayali.com/kara-olumun-hastanesi

Neyse yolumuza devam edelim.
Yol boyunca sağlı sollu çokça tarihi apartman,pasaj,elçilik binaları göreceksiniz.
Ama biz bu kadar detaya girmeyeceğiz.
Çünkü burda tarih bitmez.
İçine girdininiz mi,ç ıkmanız biraz zor. Bizi ilgilendiren sadece özel olanlar.
Bu arada daha gezinizin başındayken naçizane bir önerim olacak.
Yürürken ağzınızı tatlandırmak için, bir İstiklal Caddesi çikolatası olan Zambo’dan bir paket alın. Ve içinde ki bütün fındıkları çatırdata çatırdata yiyin. Çünkü bu tat , gezinizi daha keyifli kılacaktır. Ayrıca,burda ki herşey gibi yediğiniz çikolatanında güzel bir hikayesi var: Zambo
http://www.biristanbulhayali.com/bir-beyoglu-cukulatasi-zambo

Zambo’nuzu da aldıktan sonra az ilerde benim favori apartmanımla karşılacaksınız:
Ragıp Paşa Apartmanı. Ragıp Paşa çok ehlikeyf bir paşa.
Abdülhamit’in has adamlarındandır.
Eğer geziyi bir barda noktalandıracaksanız,kesinlikle Ragıp Paşa’yı ihmal etmeyin derim.
Çünkü bu topraklarda ki ilk rakı fabrikasının kurucusudur kendisi.
Apartmanın ikinci katında M&N kafe bulunuyor.
Kesinlikle içeri girin derim.
Bir kahve söyleyin şöyle filtreli tarafından.
Biraz paşa üzerine konuşun.
Ama biz Ragıp Paşa üzerine bişey bilmiyoruz, nasıl konuşacağız diyorsanız.
Ben bişeyler söyleyebilirim.
Çünkü çok severim ben Ragıp Paşa’yı.
http://www.biristanbulhayali.com/ruhun-sad-olsun-ragip-pasa

Biraz daha yürüdüğünüzde Ağa Camii’yi göreceksiniz.
Bu cami İstiklal Caddesi’nin tek müslüman yapısıdır.
Ve biraz da trajik bir tarihi vardır.
Meraklısına duyrulur. Mimar Sinan’ın İstiklal Caddesine değen bir eli var.
http://www.biristanbulhayali.com/koca-sinanin-istiklal-caddesine-degen-mutevazi-eli

Ağa Camii’nin Hemen yanında da Rumeli Han var.
Bu zarif hanın sahibide Ragıp Paşa.
Şimdi, İstiklal’de gezerken Ragıp Paşa üzerine söylenen bir Beyoğlu dedikodusunu anmadan geçmek olmaz.
Malum kızlar severler böyle dedikoduları. “aaa öyle mi. Ne kadar da ilginçmiş” diyeceğine kalıbımı basabilirim.
http://www.biristanbulhayali.com/uc-koca-pasaj-gucunde-bir-beyoglu-dedikodusu

Biraz ilerde Türk Sinemasından hatırladığımız Yeşilçam Sokak’la köşe yapan yerde Serkldoryan var ya da namı diğer Emek Pasajı.
İstiklal Caddesinin ilk gece kulübü burası.
Ve kesinlikle en debdebelisi en ihtişamlısı.
1918 ve sonrasında işgalci İngiliz ve Fransız askerlerinin bir numaralı eğlence mekanı.
Haliyle fahişeleri de İstanbul’un en pahalı fahişeleri.
Aynı zamanda en güzelleri tabi.
Neyse, sen bu işin fahişe kısmını sevgiline söylemesen güzel olur.
Dıştan başla biraz.
“Bir baksana” de mesela, “binanın duvarında ki rölyefler ne kadar güzel”.
Hele iki melek arasından sırıtan bir şeytan figürü var, gerçekten görmeye değer.
Yaptıran adamda İstanbul’un en zengin adamı.
Şanına yakışır bişey yaptırmış.
Kim mi? Abraham Eremyan ve Serkldoryan
http://www.biristanbulhayali.com/istiklalde-tarihin-sirittigi-gorkemli-bir-bina

Ve biraz ilerde İstiklal’in çiçek gibi pasajı karşılıyor sizi: Çiçek Pasajı.
Çiçek gibi tarihi var bu pasajın.
Bunun haricinde bişey yazmayacağım bu pasaj için.
Burdan kendin bak: Çiçek satan Rus çiçeklerinin pasajı
http://www.biristanbulhayali.com/cicek-satan-rus-cicekleri

Bu arada, Çiçek Pasajı’nın ordan güzel bir çiçek almayı ihmal etme.
Aslında çiçeği heryerden alabilirsin de, Çiçek Pasajı’nın ordan alman hani senin için daha iyi. Yanından geçip gittiğin mekanın hakkını ver yani.
Ve geldik Galatasaray Meydanı’na.
Meydana adını veren lisenin kapısı gerçekten büyüleyici.
Galatasaray, bir semt olan Galata’nın sırtlarında kurulan Saray anlamına geliyor.
İsimin hikayesinin hafif detayı için şuraya bak istersen:
http://www.biristanbulhayali.com/galata-sarayi

Meydanda çelik borulardan oluşan güzel de bir heykel var.
Bu heykel Beyoğlu’nun onlarca simgesinden biri. Cumhuriyet’in 50. yılı için yapılmış, ama bunu aşan daha derin anlamı var.
İşte sanat bu dedirten bir hikayesi var:
Karmaşaya meydan okuyan sade bir heykel
http://www.biristanbulhayali.com/karmasanin-merkezinde-bir-sadelik

Galatasaray Meydanı aynı zaman da İstiklal Caddesi’nin tam ortasıdır.
Gezinizin yarısını bitirdiniz yani.
Kaldı diğer yarısı.
Dinlenmek için biraz bekleyin.
Biraz ilerde Markiz Pastanesi var orda dinlenir birşeyler içersiniz.
Biraz yürüyünce oldukça şık ve heybetli bir apartmanla karşılaşacaksınız. Apartmanı Mısırlılar yaptırdığı için apartmanın adı Mısır Apartmanı.
İçi ayrı dışı ayrı bir apartmandır.
Dışı batıdır, içi doğudur Mısır Apartmanı’nın. Nasıl mı?
Şöyle:
http://www.biristanbulhayali.com/ici-ayri-disi-ayri-bir-apartman-misir-apartmani

Mısır Apartmanı’nın bitişiğinde ise büyük bir kilise göreceksiniz.
Girişin her daim serbest olduğu bir kilise Sent Antuan.
Aynı zamanda İstanbul’un en büyük kilisesi.
Normal de üç yılda bitmesi gerekiyormuş ama nerdeyse on yılda bitmiş.
Neden mi?
http://www.biristanbulhayali.com/sent-antuan

Sent Antuan’ın tam karşısında ise Elhamra Han’ı var. Elhamra, İstiklal Caddesi’nin buram buram doğu kokan tek yapısı. Ve kilisenin tam karşısında olması da tesadüf değil. Mimari bir protesto o.
http://www.biristanbulhayali.com/istiklalde-dev-protesto-elhamra

Ve günün bombası.
Ona bir süpriz yapın.
Kim sevgilisine erkek resmi hediye eder ki demeyin, bir erkek resmi hediye edin mesela. Ve resmini hediye ettiğiniz adamın yakışıklılığını övün mesela.
Çünkü bu adam övgüyü hakeden bir adam. Bu adam o gezdiğiniz Beyoğlu’na adını veren adam, yani beyin oğlu.
Gayri meşru bir evllikten doğup ta Osmanlı cellatlarının elinde can veren trajik bir hayatı var.
Yaşadığı konağı Tomtom Sokağında.
Beyoğlu adının ardında trajik bir tarih var yani.
http://www.biristanbulhayali.com/pera-baglarinda-gayrimesru-bir-cocuk

Biraz ileride farkedilmesi güç bir kilise var. Bir Fransisken kilisesi Santa Maria. Caddenin aşağısında. Ancak 20-30 merdiven inerek girebiliyorsunuz. Bu yüzden de pek farkedilmiyor. Bu kiliseye 5 dakika da olsa kesinlikle uğrayın derim. Çünkü içi çok güzel. Ve bu güzelliğe eşlik eden güzel bir hikayesi var.
http://www.biristanbulhayali.com/bir-fransisken-kilisesi-santa-maria

Şimdi dinlenme vakti.
Artık fayans panolarıyla ünlü Markiz Pastanesine girebilirsiniz. Karnınız acıktıysa fast-food bişeyler de var. Çayınızı kahvenizi içebilir,bir güzel dinlenebilirsiniz. Bazı mekanların kaderi vardır. Tıpkı bu pastane gibi. Sanki bu mekan ünlü ve aristokrat olmak için yaratılmış, Ama artık, Halkın Markiz’i.
http://www.biristanbulhayali.com/halkin-markizi

Ve geliyoruz,ülkemizin ilk modaevine.
Mesela onun kadar güzel kadınların bir zamanlar sırf bu binanın önünden geçebilmek için süslenip püslendiklerini vitrinlerine bakıp daldıklarını çünkü bu binanın ülkemizin ilk modaevi olduğunu söyleyebilirsin.
Prim de yapar.
Benden söylemesi.
Aha da detayı, biraz çalış.. İlk modaevi, Botter Apartmanı.
http://www.biristanbulhayali.com/islamcidan-hediye-bir-modaevi

Ve geliyoruz İstiklal’in en tombul en aykırı yapısına.
Rusların,ajanların ve sanatın yurdu Narmanlı ‘ya.
http://www.biristanbulhayali.com/ruslarinajanlarin-ve-sanatin-yurdunarmanli

Biraz ilerde de dünyanın ilk metrolarından Tünel ve meydanı var.
Bu metro yapılırken, zamanın çok ama çok akıllı şeyhülislamı fetva bile vermiş,
“…binmeyin, caiz değüldür” demiş..
Elin adamı ise metroyu yapmak için didinmiş durmuş.
Mücadele etmiş.
Bu ibretlik hikayenin detayı şu linkte:
http://www.biristanbulhayali.com/tunelde-carpisan-iki-akil

Ve geziniz burada bitiyor.
Muhtemelen de akşamı ettiniz.

Önünüz de koca bir akşam yahut koca bir gece var.
Kafanız da ki temel soru da muhtemelen şudur:
Şimdi ne yapacağız.

Benim naçizane önerim şunlar olabilir.
Çiçek pasajına girip, rakı-balık yapabilirsiniz.
Ya da Nevizade’ye gidip, insan gulgulesinin içinde keyifle biralarınızı tokuşturabilirsİniz.
Veya Tünel’in tam karşısındaki Tünel Pasajı’nda, kahve türü bir şeyler içebilir, Yeşilçam Sokağı’nda ki barlara takılabilirsiniz.

Ya birader çok seçenek var, kafamız karıştı, sen tek bişey tavsiye et bari, yazının başından beri bir yığın şey tavsiye ettin, o çene birşeyler daha söyler derseniz;
hiçbirine gitmeyin, direk otele gidin derim ben.

Selametle… :) ))

Gönderen: istanbulft | 24/04/2012

Sergi – 40 Göz İstanbul Fotoğraf Sergisi


FotoFilm Merkezi :  Sıraselviler Caddesi  Billurcu Sok.  No:5  Kat:2  Taksim-Beyoğlu / İstanbul

              www.fotofilmsanatmerkezi.com


GALATA’DA FOTOĞRAF GÖSTERİMİ

Cengiz KARLIOVA

El-Emek, Hıdırellez

24 Nisan 2012, Salı

Saat: 19.30

Galata Derneği

Bu hafta Cengiz KARLIOVA ’nın  ‘El-Emek’ ve ‘Hıdırellez’  başlıklı gösterilerini izleyeceğiz.

Cengiz KARLIOVA

1954 yılında İstanbul’da doğdu. Fotoğrafla çocuk yaşlarda iken, babasının fotoğraf stüdyosunda tanıştı ve  yaşam biçimi de fotoğrafla bütünleşti.  Lise eğitimi sonrasında ,1972 yılından beri kendi adını taşıyan fotoğraf stüdyosunda çalışmalarını sürdürmektedir. 1984′de gerçekleştirilen Diatek Diapozitif Merkezi’nin kurucu üyeliğini yaptı.

Kişisel sergilerin yanında çok sayıda karma sergilere katıldı. Yurtiçi ve dışı yarışmalarda  pek çok ödüller aldı.

Fotoğraf yarışmalarında jüri üyelikleri yaptı. Yurtiçi ve yurtdışı birçok yayın organlarında  fotoğrafları yayınlandı.

İstanbul Modern Müzesi fotoğraf  koleksiyonunda fotoğrafları bulunmaktadır. AFIAP ünvanına sahiptir. Fotoğrafın, belge yanı kadar, salt estetik kaygısı ile de üretebileceğini, büyük bir hızla gelişen çağa, her yönüyle aynı hızda cevap

verebilen  ender sanat dallarından biri olduğunu düşünüyor.

İfsak onur üyesidir.

Fotogen fotoğraf derneği üyesidir.    

www.cengizkarliova.com


Bu hafta, ikincisi sundugumuz, üç haftalık bir röportaj dizisine devam ediyoruz. Arkadaşımız Uluç Özgüven ‘in hazirladigi bu dizinin ikinci bolumunde, usta fotografci Yusuf Dariyerli ile yaptigi roportaji ekranlariniza getiriyoruz.

Kendisi, 1958 yılında Düzce’de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi, Bilgisayar Programcılığı bölümü mezunu. Türk Hava Yolları ve Goodyear Lastikleri şirketlerinde Bilgisayar Programcısı ve Sistem Analist olarak çalıştı. 1995 yılında “International Correspondence Schools”, mektupla öğretim kurumundan fotoğraf dalında diploma aldı. İFSAK  ve FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış yönetim kurulu üyesidir. 2000′den itibaren serbest fotoğrafçı olarak çalışmakta, belgesel nitelikli kişiselfotoğraf projeleri yürütmektedir.


Kanada’da yayın yapan Turkuaz TV için  Uluç Özgüven İzzet Keribar’la bir röportaj gerçekleştirdi…
İzlemenizi tavsiye ederiz. İzzet beyin Kore’deki askerlik yıllarından ilginç anı fotoğrafları da yayınlanıyor…


5. FOTOGEN GÖSTERİ GÜNLERİ

Bu yıl 5.si düzenlenen FOTOGEN Gösteri Günleri’nde, FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği üyesi 14 fotoğraf sanatçısının gösterileri, Akbank Sanat’ta 3 gün boyunca toplu olarak izleyicilere sunulacak.

6 Mart Salı akşamı saat 19.00’da başlayacak etkinlik haftasında, gösteriler akşam ve gündüz olmak üzere iki seansta gerçekleştirilecek. Flamenko’dan Caz’a; makro doğa fotoğraflarından  en güzel dağ manzaralarına kadar değişik konuların işleneceği etkinlik haftasında, FOTOGEN üyelerinden Cengiz Karlıova’nın 40. sanat yılı nedeniyle hazırladığı “Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl” gösterisi de ilk kez izleyicilerle buluşacak.

Hafta boyunca akşam seansındaki gösteriler, ertesi gün saat 16’da başlayacak gündüz seansında tekrar edilecek. Etkinlik haftası, 9 Mart Cuma günü saat 16:00’daki gündüz seansıyla sona erecek.

Gösteri öncesi gösteri sahibi sanatçılarla kısa söyleşilerin de yapılacağı hafta boyunca, sanatçılarla fotoğraf üzerine sohbet etme imkanı da olacak.

Adres:

Akbank Sanat

İstiklal Caddesi, No:8 Beyoğlu, İstanbul

Tel: (212) 252 35 00

Bilgi ve iletişim:

İbrahim Göksungur

İbrahim@goksungur.com

05323922042

 

FOTOĞRAF GÖSTERİLERİ PROGRAMI

6 Mart Salı, Saat: 19.00

7 Mart Çarşamba, Saat: 16.00

 

Atilla Tanyeli                            Günden Geceye Yolculuk

Tülin Dizdaroğlu                       Kadıköy’de Akşam

Selçuk Özdil                            Yeni Moda Eczanesi

Ahmet Kuzik                            Kıyıdan Fotoğraflar

İbrahim Göksungur                  Cazistanbul

 

 

7 Mart Çarşamba, Saat: 19.00

8 Mart Perşembe, Saat: 16.00

 

Salih Zeki İlban                        Çağdaş İstanbul

Sevdiye Kurucu                       Flamenko

Galip Dülger                            Bütün Çiçekler Güzeldir

Sera Mübeccel Gültürk            Boyar Madde ve Parfüm İçermez

Cengiz Karlıova                       Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl

 

 

8 Mart Perşembe, Saat: 19.00

9 Mart Cuma, Saat: 16.00

 

Cengiz Sakarya                       Hayda Bre Pehlivan

Sema Kösoğlu Karlıova           Yağmurun İzinde

Yusuf Darıyerli                         Yular

Ersin Alok                               Dağ ve Sanat

Galata Derneği

Galata Kulesi sokak No: 21

Kuledibi, Beyoğlu, İstanbul

Tel: (212) 243 98 10

 

 

 


 ”Fotogen Gösteri Günleri” programında sunacağım
 ”Yular” fotoğraf gösterisini izlemeye sizi davet ediyorum.
  Saygı ve sevgilerimle
 Yusuf Darıyerli
ek: Davetiye ve tanıtım yazısı  
                                                        Y U L A R

 

Merak ve bilme çabası, beni bu kez mal pazarı%100 yerli besi klişelerinin arkasındaki,  geleneksel hayvan pazarlarına, dünyanın en eski uğraşlarından biri olan hayvancılığın göz önündeki sahnesine götürüyor. Bu belgesel fotoğraf çalışmasında görüleceği gibi hayvan pazarı koşulları oldukça ağırdır. Bu durum özellikle Doğuda daha da olumsuz bir hal alır. Hoş sohbetlerin, neşeli pazarlıkların yapıldığı pazarlarda günümüzde üreticiler kadar  aracı, komisyoncu ve cambazlara rastlanır. Dikkatlice bakarsanız, bir alış-veriş gününün sonunda en az kazananın, gerçek  katma  değeri sağlamaya çalışan üretici-köylü olduğunu görebilirsiniz.

Yakın bir zamanda baş gösteren, et fiyatlarındaki olağandışı artış karşısında önlem olarak düşünülen et-canlı hayvan ithali ve diğer tedbirler yetersiz kaldı… Türkiye’de et fiyatları günümüzde dünya ortalamasının hatta gelişmiş ülkeler düzeyinin çok üzerinde. Konunun uzmanları, ekonomistler, bürokratlar, siyasiler, yeterince tüketilmemesine rağmen Türkiye’de et fiyatlarının aşağıya çekilememesini açıklamakta yetersiz kaldılar. Dünyanın en pahalı benzininin satıldığı ülkemizde, petrol ürünlerinin neden bu kadar pahalı olduğunun bir açıklaması var ancak et fiyatları konusunda rasyonel, tatmin edici bir görüş yok. Piyasanın kendine özgü karanlık güçleri, aracıları ve  şeffaf  olmayan gizli dinamikleri olduğu bir gerçek.

Giderek artan şehirleşme, beraberinde, kırsal alanda küçük çaplı hayvan üreticiliğinin erimesine yol açtı. Bugün hayvan üretiminin ve ticaretinin önemli merkezlerinden sayılan bir bölgede: Kars-Ardahan arasında bir yolculuk yaparsanız, göz alabildiğine uzanan otlakların, meraların-onca işsizliğe rağmen-bomboş haline üzülerek bakar, lokanta ve büfelerde,  “tavuk döner” satışındaki hızlı artışın nedenlerini düşünürsünüz…

Hayvan üretiminin verimli, ihtiyaç duyulan düzeyde olamamasının bilinen pek çok nedeni var: eğitimsizlik, sermaye ve devlet desteğinin yetersizliği, küçük üreticilerin bir araya gelerek kooperatif veya şirket yapısına kavuşamamaları, tarım ve hayvancılığın neredeyse bir yarım yüzyıldır “sanayi hamleleri” karşısında gölgede bırakılması, Anadolu’ya özgü hayvan ırklarının geliştirilememesi, nitelikli iş gücünün yetişmemesi, kayıt dışı üretim ve ticaret, üreticiler yerine aracıların piyasaya hakimiyeti  v.s.

Bütün bu koşullar günümüzde büyük, küresel sermayenin bu alanda yatırım yapmasını kaçınılmaz kılıyor. “sağlıklı süt, sağlıklı et, sağlıklı hayvandan gelir” ilkesinden ödün vermeden, hayvan haklarına saygılı, daha sağlıklı, insanca bir gelecek ararken mevcut yapıyı bilmeli ve anlamalıyız. Bu belgesel fotoğraf çalışmasının bu yönde bir adım olmasını diliyorum.

YD


Sevgili arkadaşlar Meral Hanımın verdiği bilgi ve öneri:
FİKİRTEPE’de  kentsel dönüşüm nedeniyle yıkım başlıyor.Burası aynı zamanda istanbulun ilk yerleşim yerlerinden tarihi özelliğe sahip. İFT ortak projesi olarak değerlendirmek amacıyla11 Mart 2012 PAZAR günü Kadıköy’de Fikirtepe Minibüs durağındaSaat:08:30 ile 09:00 arasında.buluşuyoruz.
Orada yaşayan bir arkadaşımızın rehberliği ile gezilecek ve ön çalışma yapılacak.
Hadi bu fırsatı kaçırmayalım.Uzun soluklu bir proje olacak. Yıkım çalışmaları,taşınma faaliyetleri,yaşanan dramlar,halk ile sohbet ve hikayelerini dinleyerek işin özüne inerek güzel bir belgesel hazırlayacağız.Uzun zamandır görüşemedik, bu vesile ile hasret gidermiş oluruz.
Herkese içten selam ve sevgiler….
      SALİH ZEKİ İLBAN
Gönderen: istanbulft | 01/03/2012

FOTOGEN FOTOĞRAF SANATI DERNEĞİ GÖSTERİ GÜNLERİ


FOTOGEN  FOTOĞRAF SANATI  DERNEĞİ  GÖSTERİ GÜNLERİ
 

 

 

 

 

 

 

 

Sergi

Bu yıl beşincisi düzenlenen FOTOGEN Gösteri Günleri’nde, FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği üyesi 14 fotoğraf sanatçısının gösterileri toplu olarak izleyicilere sunulacak.

6 Mart Salı akşamı saat 19.00′da başlayacak etkinlik haftasında, gösteriler akşam ve gündüz olmak üzere iki seansta gerçekleştirilecek. Flamenko’dan Caz’a; makro doğa fotoğraflarından dağlardaki manzaralara kadar değişik konuların işleneceği etkinlik haftasında, FOTOGEN üyelerinden Cengiz Karlıova’nın 40. sanat yılı nedeniyle hazırladığı “Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl” gösterisi de ilk kez izleyicilerle buluşacak.

Hafta boyunca akşam seansındaki gösteriler, ertesi gün saat 16.00′da başlayacak gündüz seansında tekrar edilecek. Etkinlik haftası, 9 Mart Cuma günü saat 16.00′daki gündüz seansıyla sona erecek.

Gösteri öncesi gösteri sahibi sanatçılarla kısa söyleşilerin de yapılacağı hafta boyunca, sanatçılarla fotoğraf üzerine sohbet etme imk¢nı da olacak.

Etkinlikler ücretsizdir.

FOTOĞRAF GÖSTERİSİ
5. FOTOGEN GÖSTERİ GÜNLERİ

06 Mart Salı – 19.00
07 Mart Çarşamba – 16.00
Atilla Tanyeli  Günden Geceye Yolculuk
Tülin Dizdaroğlu        Kadıköy’de Akşam
Selçuk Özdil   Yeni Moda Eczanesi
Ahmet Kuzik  Kıyıdan Fotoğraflar
İbrahim Göksungur    Cazistanbul

07 Mart Çarşamba – 19.00
08 Mart Perşembe – 16.00
Salih Zeki İlban          Çağdaş İstanbul
Sevdiye Kurucu         Flamenko
Galip Dülger   Bütün Çiçekler Güzeldir
Serra Mübeccel Gültürk         Boyar Madde ve Parfüm İçermez
Cengiz Karlıova         Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl

08 Mart Perşembe – 19.00
09 Mart Cuma – 16.00
Cengiz Sakarya          Hayda Bre Pehlivan
Sema Kösoğlu Karlıova         Yağmurun İzinde
Yusuf Darıyerli          Yular
Ersin Alok      Dağ ve Sanat

Etkinlikler ücretsizdir.

ETKİNLİK DETAYI TARİH MEKAN
FOTOGEN GÖSTERİ GÜNLERİ 06-09 Mart 2012 AKBANK SANAT
Gönderen: istanbulft | 17/02/2012

DUYURU – SAMİ GÜNER KUPASI


Degerli Arkadaslar,

6. Sami Güner Kupasi sonuclari belli oldu.

 Bu yil yarismaya ücüncü kez katilan 4 gösteri basarili bulundu ve Cihan Karaca, Hüseyin Türk, Nadire Günday ve Tugba Kıralli-Bekir Tugcu ikilisi Kupa almaya hak kazandilar.
Ödül töreni 21 Subat Sali aksami 19:00’da Pera Müzesi Oditoryumunda (Pera Müzesi’nin alt kati) yapilacak. Törene Sami Bey’in oglu Fuat Güner’i de davet ettik. Kupalardan birini o verecek.

Bu yil Kupa’ya toplam 86 gösteri katildi. Aralarinda cok kaliteli gösteriler de vardı ve secmekte zorluk cektik. Cengiz, Yusuf ve Benden olusan secici kurulun dünkü toplantisi, 7 saat sürdü.

Tahmin edebileceginiz gibi Sali, Carsamba ve Persembe günleri cok önemli bir fotograf etkinligi yasanacak ve ülkemizin dört bir yanindan gelen 36 basarili gösteri izleyicilere sunulacak. Ulkemiz fotografinin bugün bulundugu yeri görmek acisindan bulunmaz bir firsat.

Bütün arkadaslari ve böyle bir senligin kiymetini bilecegini umdugum fotografin icinde olan herkesi bekliyorum. Cevremize de duyuralim lütfen. Salonumuz yeterince genis.

Etkinlik programi asagida.

Görüsmek üzere, selamlar, sevgiler.

Ibrahim Göksungur

.

.

 

21 Şubat 2012 Salı, Saat 19:00

Pera Müzesi Oditoryumu

Cihan Karaca, Arda Kalan

Hüseyin Türk, Tarihi Pavli Panayırı

Nadire Günday, Işığın İzinde

Tuğba Kırallı – Bekir Tuğcu, İDSO

İlhan Maraşlı, Tuğla işçileri

Kıvanç Şen, Alem Ustaları

M. Serdar Özbay, Bit Mezat – Bitmez At

Sadık Üçok, Pavli Panayırı

Sema Özevin, Denize karşı Tersane

Sultan Aslan, İstanbul’da Hazan

Tuğba Krallı, Çocuk Boksörler

Ümit Özgür, Çulhakuşu .

.

22 Şubat 2012 Çarşamba, Saat 19:30

Galata Derneği

Abdülkadir Hayta, Şehirde Bir Yabancı

Adem Karakaya, Sema

Ahmet Soley, Tarsus Yaşamları

Akın Acar, Bir Ses Duydum

Bayram Yılmaz, Balık Emekçileri

Burak Şenbak, Sema, Gerçek, Gölge, Gerçeküstü

Elif Yılmaz, Zamanın İzleri

Erhan Uçar, Pehlivan

Gürsel Egemen Ergin, Hayal İstanbul

Hakan Morsallı,  Ayvalık

Havva – Osman Önder, Kentimizden Kendimize Yansımalar

Işık ve Gölge Grubu, Işık ve Gölge

.

23 Şubat 2012 Perşembe, Saat 19:30

Galata Derneği

Kadir Çivici, Atlar

Mehmet Fatih Yaldız, Emek ve İnsan

Nazan Gökkaya, Bir Umuttur Özgürlük

Oğuz Nusret Bilik, Söylence

Orhan Şen, Herşeye Rağmen

Osman Önder Atölyesi, Ve Ötesi…

Serkan Çolak – Sinan Kılıç, Kadifekale: Bir Kentsel Dönüşüm Hikayesi

Serkant Hekimci, İstasyon İnsanları

Tahir Uzun, Kapadokya

Tayip Başak, Geçmişten Geleceğe Büyük Valide Han

Yusuf Aslan, Bir Fotoğrafın Yası Tutulur

Zeynel Güven, Öteki Portreler .

.

Adresler:

Pera Müzesi Oditoryumu

Meşrutiyet Caddesi No: 65

Tepebaşı, Beyoğlu, İstanbul

Tel: (212) 334 99 00

.

Galata Derneği

Galata Kulesi sokak No: 21

Kuledibi, Beyoğlu, İstanbul

Tel: (212) 243 98 10

 

 

 

.

.

.

diyelim. (artık Şinasi Barutçu duyurusunu kaldırabiliriz)

.

“Sami Güner Kupası” bölümüne de aşagıdaki sonuçları girelim.

.

.

KUPA ÖDÜLÜ

Cihan Karaca, Aydın, Arda Kalan

Hüseyin Türk, Ankara, Tarihi Pavli Panayırı

Nadire Günday, Aydın, Işığın İzinde

Tuğba Kırallı – Bekir Tuğcu, İstanbul, İDSO

.

İkinci Kez Katılıp Başarılı Olanlar

İlhan Maraşlı, Adana, Tuğla işçileri

Kıvanç Şen, Edirne, Alem Ustaları

M. Serdar Özbay, İstanbul, Bit Mezat – Bitmez At

Sadık Üçok, İstanbul, Pavli Panayırı

Sema Özevin, Kocaeli, Denize karşı Tersane

Sultan Aslan, İstanbul, İstanbul’da Hazan

Tuğba Krallı, İstanbul, Çocuk Boksörler

Ümit Özgür, Denizli, Çulhakuşu

.

İlk Kez Katılıp Başarılı Olanlar

Abdülkadir Hayta, Ankara, Şehirde Bir Yabancı

Adem Karakaya, Konya, Sema

Ahmet Soley, Nevşehir, Tarsus Yaşamları

Akın Acar, Antalya, Bir Ses Duydum

Bayram Yılmaz, Aydın, Balık Emekçileri

Burak Şenbak, İstanbul, Sema, Gerçek, Gölge, Gerçeküstü

Elif Yılmaz, İstanbul, Zamanın İzleri

Erhan Uçar, İtalya, Pehlivan

Gürsel Egemen Ergin, Bursa, Hayal İstanbul

Hakan Morsallı, İstanbul, Ayvalık

Havva – Osman Önder, Bursa, Kentimizden Kendimize Yansımalar

Işık ve Gölge Grubu, İstanbul, Işık ve Gölge

Kadir Çivici, İstanbul, Atlar

Mehmet Fatih Yaldız, İzmir, Emek ve İnsan

Nazan Gökkaya, Adana, Bir Umuttur Özgürlük

Oğuz Nusret Bilik, Aydın, Söylence

Orhan Şen, Adana, Herşeye Rağmen

Osman Önder Atölyesi, Bursa, Ve Ötesi…

Serkan Çolak – Sinan Kılıç, İzmir, Kadifekale: Bir Kentsel Dönüşüm Hikayesi

Serkant Hekimci, İstanbul, İstasyon İnsanları

Tahir Uzun, Kapadokya

Tayip Başak, Geçmişten Geleceğe Büyük Valide Han

Yusuf Aslan, Aydın, Bir Fotoğrafın Yası Tutulur

Zeynel Güven, Ankara, Öteki Portreler


Merhaba arkadaslar.
Bir süredir açık olan ancak yeni gezebildigim sergilerden bahsetmek
İstiyorum . Tutun deposunda Özcan Ağaoğlu nun “İrana bak ” sergisi çok
Başarılı. Farklı bakış acilari , an duygusu, farklı ve ilginç mekanlarda
Çektiği siyah beyaz isler çok kaliteli. Yine aynı mekanda üst katta
Diyarbakırın tarihsel gecmisini sorgulayan çok özel ve etkili bir sergi
Daha var. 25 Şubat son gün. İzlemeyenlere şiddetle tavsiye ederim.
Biraz ılerde Dalı sergisi var. Daliye ilgi duyanlar ve hala izlememiş
Olanlar varsa aman kaçırmasın. Çarşamba aksamı İst Modernde “dünden sonra”
İsimli, koleksiyondan seçilmiş fotograf sergisi açıldı.Sunum ve seçkiler
İlgi çekici . Son tavsiyemde antrepodaki VanGogh sergisi. Hafta sonu
Yolu Tophane’ye düşenler çok keyifli ve hoş anlar yaşayabilirler..

Güzel günler
Cengiz Karliova


 

FOTOGEN Fotograf Sanatı Derneği

tarafından düzenlenen Sami Güner Kupası fotograf gösterisi yarışmasının altıncısında,

Kupalar 21 şubat’ta sahiplerini buluyor.

 FOTOGEN tarafından, hem ülkemiz fotografının öncü isimlerinden Sami Güner’in anısının yaşatılması, hem de ülkemizde projeye dayalı fotograf üretiminin teşvik edilip, fotograf sanatının geliştirilmesi amacıyla düzenlenen “Türkiyemiz” konulu yarışmada kupayı alabilmek için, tek ağaç/çiçekten, toplumsal sorunlara kadar geniş bir anlayışla Türkiyemiz’e ilişkin fotograf gösterileri ile yarışmaya 3 yıl üst üste katılmak ve jüri tarafından hepsinde başarılı bulunmak gerekiyor.

 Jüri üyeliğini, fotograf sanatçıları İbrahim Göksungur, Cengiz Karlıova ve Yusuf Darıyerli’nin yaptığı yarışmada, bu yıl 3. kez katılan 8 fotoğraf sanatçısı kupa için yarışıyor.

 21 Şubat’ta Pera Müzesi’nde ödül töreninden sonra, Kupa almaya hak kazanan ve yarışmaya ikinci kez katılıp önümüzdeki sene kupa için yarışacak gösteriler izleyicilere sunulacak. İlk kez katılıp başarılı bulunan gösteriler de, 22 ve 23 şubat tarihlerinde, Galata Kulesi Sokak No:21 Kuledibi, Beyoğlu,İstanbul adresindeki Galata Derneği’nde izleyicilerle buluşacak.

 Saat 19:00’da başlayacak ödül töreni ve başarılı gösterilerin sunumu, ücretsiz ve herkese açık.

 

 Pera Müzesi


Meşrutiyet Caddesi No: 65

Tepebaşı, Beyoğlu, İstanbul

Tel: (212) 334 99 00

 

Galata Derneği

Galata Kulesi sokak No: 21

Kuledibi, Beyoğlu, İstanbul

                         Tel: (212) 243 98 10

 

 

Bilgi ve iletişim:

İbrahim Göksungur

İbrahim@goksungur.com

05323922042

 

 

Gönderen: istanbulft | 07/02/2012

FOTOGRAF OSKARLARI SAHİPLERİNİ BULUYOR


Sergi Açılışı 11 Şubat Cumartesi saat 17.00

FOTOGRAF OSKARLARI SAHİPLERİNİ BULUYOR

11 Şubat Cumartesi günü saat 17.00 de Fotofilm Sanat Merkezinde Fotograf Sanatçısı İbrahim Zaman’a Sergi açılışında verilecek fotograf oskarı ile sahiplerini bulmaya devam ediyor.

Faaliyete başladığı günden itibaren Beyoğlu’nda sanatsal üretime zenginlik katan Fotofilm Sanat Merkezi, üretenin yanında olma misyonunu yerine getirmeye devam ediyor. Türkiye’nin saygın fotograf sanatçılarının sergilerine ev sahipliği yapan Fotofilm Sanat Merkezi, sanatseverlerin uğrak mekânı olmaya devam ediyor. Fotofilm Sanat Merkezi, ülkemizin yetiştirdiği fotograf sanatçılarına, fotograf sanatına yaptıkları katkılardan dolayı “Fotograf Oskarı” veriyor. 2011-2012 döneminde Fotofilm Sanat Merkezinde fotograf sergisi açan sanatçılara verilen oskarların ilki İzzet Keribar’a verildi. Çocukluk yıllarından itibaren fotografçılığa ilgi duyan Keribar’a ayrıca   Uluslararası Fotograf Federasyonu tarafından 1985 yılında A.Fiap (Sanatçı), 1988 yılında da E.Fiap (Ekselans) unvanları verilmiştir. Fotofilm Sanat Merkezi Fotograf Oskarını alan bir diğer fotograf sanatçısı da “insan” odaklı fotograflarıyla bilinen ve İfsak’ın onur üyesi olan İsa Çelik oldu.

11 Şubat Cumartesi günü saat 17.00 de Fotofilm Sanat Merkezinde Fotograf Sanatçısı İbrahim Zaman’a Sergi açılışında verilecek fotograf oskarı ile sahiplerini bulmaya devam ediyor.

Fotofilm Sanat Merkezi, fotografçılığa ilgi duyan amatörlere yönelik düzenlediği seminer ve atölye çalışmaları ile yeteneklerinin yanında teknik zenginliği buluşturmak isteyenlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Yaklaşık üç yıl gibi kısa bir sürede Temel Fotograf, Makro ve Detay Fotografçılığı, Portre Fotografçılığı, Gece Çekimleri, Nü Fotografçılığı, Temel Sinema, Senaryo ve Photoshop semineri veren Fotofilm Sanat Merkezi yeni dönem kursiyerler ile birlikte başarılı eğitmen kadrosuyla kendinden söz ettirmeye devam ediyor.

İbrahim Zaman ‘Karacabey’
Fotograf Sergisi

11 Şubat – 2 Mart 2012
Sergi Açılışı 11 Şubat Cumartesi saat 17.00

Fotofilm sanat merkezi’nde 11 Şubat – 2 Mart 2012 Tarihleri arasında İbrahim Zaman’ın ‘Karacabey’ adlı Fotograf sergisi sanatseverlerle buluşacaktır.

İbrahim Zaman’ın ‘Karacabey’ Temalı Fotograf sergisini 2 Mart 2012 Tarihine kadar Fotofilm Sanat merkezinde izleyebilirsiniz.

Fotofilm Sanat Merkezi
Sıraselviler cad. Billurcu sok. No 5/4 Beyoğlu/ İstanbul
Tel: 0212 244 04 95 – 0532 234 17 84
E-mail: fotofilmsm@gmail.com
www.fotofilmsanatmerkezi.com

Fotofilm Sanat Merkezi, 2002 yılında kurulan Ansam Kültür Merkezi’nin devamı olarak hizmet veriyor. Sanat Merkezimiz fotoğraf ve sinema alanında her türlü buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Atölyeler, Sergiler, fotograf gösterileri, film galaları, söyleşiler, seminerler, workshoplar, projeler ve yayınlarla sizlerle olmaya devam ediyor.

 


“FOTOFİLM” sanat merkezi
Sıraselviler Caddesi, Billurcu Sokak
No.5 Kat.2 /  Taksim,  Beyoğlu / İstanbul
http://www.fotofilmsanatmerkezi.com/
Email : fotofilmsm@gmail.com
212 2440495
0 532 2341784

http://www.facebook.com/fotofilmsm


2011/Vedat KONYALI

Etkiler:

  • Dadaist ve konstrüktivist ressamlar için kanvas bez üzerine kağıt kırpıklarından yapılan kolajlarla, fotoğraf parçalarından yapılan kolajlar  arasında büyük benzerlik vardır.
  • Raoul Hausmann, George Groz, Hannah Höch ve John Heartfield beraberce fotomontaj yoluyla çeşitli görüntüler ürettiler.
  • Hausmann ve Höch, harf ve fotoğraf parçalarından ürettikleri kolajlarda grotesk (*)  biçimler ortaya çıkardılar.
  • Heartfield de birçok Berlin’li Dadaist gibi politik düşüncelerden etkilenmiştir. Nazi karşıtı propaganda için, fotoğraf ve gazeteleri keserek yaptığı montajlarla posterler ve illüstrasyonlar elde etti.
  • Laszlo-Moholy-Nagy Jealousy 1927Laszlo-Moholy-Nagy Jealousy 1927

    Max ErnstMax Ernst

    Laszlo Moholy-Nagy ve Paul Citroen de görüntü tekrarından yararlanarak yarı-soyut fotoğraflar yaptılar. Gerçeklik ile hayal bakış açılarını çok dikkatli bir biçimde kullanıp, birbiriyle uyumsuz konuları bilinçli bir biçimde birleştirdiler.

  • Max Ernst’in fotomontajları oldukça dışavurumcu, sürrelizm sayılabilecek türden görüntülerdi.
  • Sürrealizm, 1924′de yayınlanan sürrealist manifesto’da moral ve estetik düşüncelerden uzak, nedenlerin denenmesinden bağımsız olarak düşünceyi ifade eden yeni bir akım olarak tanımlandı.
  • Bu çerçevede, Sürrealizm, bir ”pencere” işlevi gören resim kavramına dönüştü. Bu dönüşüm neticesinde, düşünce boyutunda içsel bir dünyaya açılınmıştı.
  • Üstü örtülü anlamları olan bu yeni (sürrealist) görüntülerde, Kübizm ve Dadaizm’den daha popüler hale gelen Sürrealist akımın daha fazla serbestlik tanımasının da etkisi vardı.
  • Ernst Haas ve Man Ray gibi birçok sanatçı Dadaizm’den Sürrelalizm’e geçiş yaptılar.
  • Magritte gibi diğer sanatçılar ise, Kübizm’in yapısal özellikleri ile birlikte tasarımdaki kontrastlığın sağladığı serbestlikten etkilendiler.

  • Bazı sürrealist ressamlar fotoğrafik bir stille çalıştılar. Önden gelen sürrealistlerden Dali, 1929′dan sonra ayrıntıyı bir fotoğraf doğruluğunda resmettiği hayal ürünü resimler yaptı ve bunlara ”elişi renkli fotoğraf” adını vererek, bu metotla hallüsinasyon, düşünce ve fantaziyi fotoğrafa taşıdı.
Salvador Dali
  • Magritte’in resimleri ise, daha az keskin, daha az tiyatral ve gerçek hayatta olabilecek olaylara daha uzaktır.
  • Kimi zaman alışılmadık olayların çekiciliğine kapılıp umulmadık araştırmalara atılan ressam ve fotoğrafçı Man Ray, 1920′lerin sonunda Paris’te geçerli olan sürrealist akımdan etkilenmiştir. Fotoğraflarında çift pozlamalar, bazen solarize edilmiş bir biçimde ölü doğa düzenlemeleri görürüz.

Fotoğraf ve Sürrealizm:

  • Mantık analizleri ve hesaplamalarına dayanmayan, aksine hayal kurmaya giden yolları engelleyen güçlerin nedenini görmeye çalıştılar.
  • Man Ray Observatory TimeBilinçaltındaki yaratıcı güçler ve hayallerin bölgesini, sarhoşluğun ortaya çıkardığı pisişik durumlar, değişim, cinsel coşku, ve delilik… vs yolu ile harekete geçirme çabaları içindeydiler.
  • Bu yollarla elde edilen görüntüler pisişik yoğunluk anlarının yakalanma düzeyleri kısıtlanmamış ve kışkırtıcı biçimlerindeki sunum başarılarına göre takdir edildiler.
  • Bilinçaltında yer alan sürrealist görüntüler, hayallere ve fantazilere dayanır. Bu ifadelendirme biçimi fotoğrafı en uygun medya haline getirir. Ayrıntıyı kaydedebilme yeteneği ile sağlanan inandırıcılık ile doğruluk izlenimi yaratılıp, fanteziler gerçekmiş gibi algılanır / algılatılır. Gerçek ve fantaziyi birleştiren bu yolla oluşturulan kusursuz gerçeklik ortamı içinde yayılmış bir biçimde sürrealist nesneler bulunur.

(*) Grotesk: konusu , Eskiçağ Roma yapılarında bulunan kaba, garip, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme biçimi. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları …

Gönderen: istanbulft | 03/01/2012

FOTOĞRAF AKIMLARI – Sürrealizm – 1


2011/Vedat KONYALI

SÜRREALİZM veya GERÇEKÜSTÜCÜLÜK

Surrealism

Bu yazımdan itibaren Sürrealist yada dilimzdeki karşılığı ile Gerçeküstü fotoğraf yaklaşımı üzerinde paylaşımlarda bulunacağım. Sürrealist fotoğrafa giriş yapmadan önce sürrealizm hakkında genel bir düşünce altyapısı oluşturmak adına yaklaşımın tarihi gelişimine birlikte göz bakalım:

  • Gerçeküstüscülük 1910 ların sonunda ’20 lerin başında edebiyat alanında bir akım olarak doğdu.
  • Otomatik yazma veya otomatizm yolu ile bilinçaltının kontrol edilmemiş hayal gücünün bir ifade biçimi olarak görülüp önerildi.
  • Dadaist şair André Breton ‘un (1896–1966) Sürrealist Maniefstosunu 1924 ‘te Pariste basımı ile Resmi olarak duyurulmuş oldu.
  • Eğitimili bir pisikiyatrist olan Breton, Fransız şairler Louis Aragon (1897–1982), Paul Éluard (1895–1952), ve Philippe Soupault (1897–1990), Sigmund Freud un (1856–1939) rüya görme ile ilgili çalışmaları ve psikolojik teorilerinden, ve Karl Max ın (1818–1883) politik düşüncelerinden etkilendiler.

Sürrealist şairler  fazlaca çalışma gerektiren resim, heykel ve çizimin engellenmemiş ifadeyi yeterince yansıtayacağı düşüncesiyle görsel alandaki sanatçılarla pek etkileşim içinde olmadılar.

Bununla birlikte Andre Breton ve takipçileri tamamı ile görsel sanatları gözardı da etmediler. Giorgio de Chirico (1888–1978), Pablo Picasso (1881–1973), Francis Picabia (1879–1953), ve Marchel Duchamp  (1887–1968) çalışmalarında analitik (çözümleyici), kışkırtıcı ve erotik konuları işleyiş biçimleri ile kabul gördüler.

Sürrealist tekniklerle ve tasfirlerle çalışan ilk görsel sanatçılar arasında Alman Max Ernst (1891–1976), Fransız André Masson (1896–1987), İspanyol Joan Miró (1893–1983), ve Amerikan Man Ray (1890–1976 aynı zamanda fotoğraflada uğraşmaktaydı) sayılabilir.

Andre Masson, Stüdyoda Temel Tablo, 1922Andre Masson, Stüdyoda Temel Tablo, 1922

Breton, Masson ‘un çizimlerini kendi şiirindeki otomatizme benzer görür.

Salvador Dali, Accommodations of Desire, 1929Salvador Dali, Accommodations of Desire, 1929

Dali, 1929 da yaptığıThe Accommodations of Desire tablosunda, cinsel isteğin yoğunluğunu anlatmak isterken karıncalar gibi Freudian sembollere başvurmuştur.

Organize Sürrealist hareket Breton, Dalí, Ernst, Masson, ve diğerlerinin II. Dünya savaşında Avrupadan Amerika ya gidişleri ile çözüldü.

Surrealism’in sürprizle dolu tasfirleri, koyu sembolizmi, rafine edilmiş resim teknikleri ve düzeni küçümseme eğilimi Joseph Cornell (1903–1972) ve Arshile Gorky (1904–1948) gibi sonraki cenerasyon sanatçılarını etkilemiştir.

Özellikle Arshile Gorky nin çalışmaları Sürrealizm ve daha sonra gelişecek olan Soyut Anlatım (Abstract Expressionizm) arasında bir süreklilik sağlamıştır.

______________________________________________________


2011/Vedat KONYALI

Adobe  CS5 Black and White Conversion

Vedat Konyalı Beyoğlu İstiklal Cd İstanbul 2010Vedat Konyalı Beyoğlu İstiklal Cd İstanbul 2010

Adobe Photoshop CS3 versiyonunda Black and White Adjustment(Siyah Beyaz Düzenleme) adı verilen yeni bir Siyah-Beyaz dönüştürme yöntemi ile tanışdık. Bu yaratıcı araç kanal bazında altı renk ibresi ile bir Adjustment Katmanı üzerinde çalışılabilme imkanı tanıyarak modern tekniklerin temel özelliklerini bünyesinde bir araya getirir. Katmanlarla çalışmanın avantajı fotoğrafın orijinal katı üzerinde değişiklik yapmadığı (pixelleri bozmadığı) için addustment layer üzerinde dilediğiniz zaman dilediği,niz değişiklikleri yapabilir, katmanı başka bir katman ile değiştirebilir veya silebilirsiniz. Uygulaması gayet kolay olan Black & White Adjustment yöntemi ile aşağıdaki renkli fotoğrafımız üzerinde bir örnek çalışma yapalım:

Bir Siyah Beyaz adjustent katmanı kullanılarak gerçekleştirilen bu dönüştürme sürecini aşağıdaki adımları takip ederek uygulayabiliriz:

  1. Photoshop ‘da bir fotoğraf açın.  Sırası ile ana menüden Layer > New Adjustment Layer > Black & White alt menülerini mause ile tıklayarak bir Black & White (Siyah Beyaz) adjustment layeri ekleyin. Photoshop bir default (ön tanımlı) dönüştürme uygular ve bir önizleme gösterir.
Görseli Büyük Görmek için Mouse ile üzerine tıklayınGörseli Büyük Görmek için Mouse ile üzerine tıklayın

  1. Photoshop aynı zamanda renk      ibrelerinin bulunduğu bir Adjustments (ayarlar) diyalog kutusu açacaktır. Her      bir renk ibresini sağa iterek görüntüyü aydınlatabilir ve gri-skalada nasıl göründüğünü gözlemleyebilirsiniz. İbreyi sola götürmek aksi sonuç ortaya çıkarır. Aşağıdaki örnekte, Sarı ve Kırmızı ibreleri sağa itmek koyu giysili gaydacılar ile gaydalarındaki sarı metal eklenti bölümlerinin rengini açmıştır.
Görseli Büyük Görmek için Mouse ile üzerine tıklayınGörseli Büyük Görmek için Mouse ile üzerine tıklayın

  1. Black & White ön-ayar kutusundaki seçeneklerden herbiri farklı ibrelerin değerlerinin oluşturduğu ayrı bir kombinasyona karşılık gelir. Black & White ön-ayarlar (Default / Presetler) Black & White yöntemi ile ton ayarlamalarına başlamak iyi bir çıkış noktası olabilir. Seçilecek herhangi bir ön tanımlı ayar Siyah-Beyaz pankromatik filmlerle kullanılan filtrelere (kırmızı, sarı, turuncu vs) karşılık gelir. Örneğin kırmızı filtre kontrast filtresi ve aynı zamanda mavi karşıtı olarak adlandırılır (turuncu ve sarı filtreler ile birlikte) kırmızı renk veya kırmızı renge yakın tonları aydınlatırken mavi ton ve maviye yakın tonları koyulaştırır.
  2. Black and White yönteminin diğer yöntemlere göre gerçek üstünlüğü hedeflenen ayar kontrolüdür. İbrelerle değişimleri gözlemleyebileceğiniz gibi, Adjustment diyalog kutusunda Tint’in solundaki el işaretini tıklayın (cursor damlalık görüntüsünü alır). Fotoğrafınızda ton koyulaştırma veya açma yapacağınız yere giderek fare ile sol klik yapıp basılı tutun. Cursoru tonu açmak için sağa veya koyulaştırmak için sola sürükleyin. Fotoğrafda üzerinde sürükleme yaptığınız alana eş tonların açıldığı veya koyulaştığını ve bunu yaparkende ayar diyalog kutusunda da (adjustment diyalog box) ibrelerin değiştiğini göreceksiniz.
Gönderen: istanbulft | 02/01/2012

2011 in review


2011 İFT WORDPRESS raporu,

Bu blog, 2011 yılında 6.400 kezgörüntülendi. 

Eski Gönderiler »

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 788 takipçiye katılın